04.04.2018

Bir kasa…
Babası ona miras olarak şifreli bir kasadan başka bir şey bırakmamıştı. Küçük bir kağıda da şifreyi yazmıştı. Yani şifreyi vermeyecek kadar gaddar değildi en azından; ama kasadan sadece birkaç tohum çıkmıştı o kadar.
Hiçbir tohuma benzemeyen, herbirinden farklı şeyler çıkacağı belli, bir avuç tohum.
Herbirini farklı bir saksıya ekince, tohum sayısının otuz olduğu kesinleşmişti.
Aylar geçti ve tohumlar çatlayıp hepsi değişik renk ve şekillerde olan bitkiler yüzlerini gösterdi.
Biri hariç…
Diğer tohumlar büyüdüler ve değişik meyve ve sebzeler ortaya çıktı. Herbirinin tadı harikaydı; ama o tohumdan bir şey çıkmamıştı. Artık tek ilgilendiği şey o tohumdu. Diğer tohumlar önemsizdi. Nasıl bu kadar ilginç, bitkilerin bulunduğu veri tabanında dahi bulunmayan bitkiler olabileceği bile önemini yitirmişti ona göre.
Bitkiler önemsenmeye önemsenmeye soldular ve onun umrunda olan tek şey o diğer tohumdu.
Soyunu bile devam ettiremeden ölmüştü.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: