12.07.2019

Çocuk, çamurla oynuyordu. Aslında o kadar da küçük bir çocuk değildi. On dört yaşındaydı. Bir çay bahçesinde garson olarak çalışıyordu okuldan çıktıktan sonra. Canı istediğinde kil alıyor, canı istemezse de kendisi yapıyordu. Akşamları, ne kadar yorgun olursa olsun bunun için zaman ayırıyordu. Bir kömürlük dolusu şey vardı kendi elleriyle yaptığı.
Bu aralar satranç taşlarına merak sarmıştı. Bir satranç taşı üzerine, kendi elleriyle yaptığı taşlarla oynuyordu satrancı. Taşları karşı taraf yedikçe o da onları kırıyor, kömürlüğün toprak zemininde açtığı çukurun içine atıyordu.
Her oyun bitişinde takımı tekrar yapıyordu. Kalan taşları tamamlayarak…
Çukur dolduğunda, kurumuş kili yumuşatacak, yenilmiş, kırılmış taşları birleştirerek kendi heykelini yapacaktı. Sonra onu fırınlatacak, belki bir gün kıracaktı… Sonra belki… Ufalayarak başka bir kilin içine katarak bambaşka bir şey yapacaktı…

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: