16.07.2018

Son gülen olmak, son sözü söylemek, son anına kadar … yapmak, ya da olmak…
Son… Son… Son…
ah! Bu insanlar bilmez midir ki, ilkin olmadığı yerde son da olmaz. Bilmezler mi ki, zaman sadece saatlerdedir…
Güneş, ay ya da gezegenlerde bile değildir zaman. Onlar bile bilir, söndükleri an yanacaklarını ve bu anın hiç kadar az bir an olduğunu ve her şeyin hep böyle olmaya devam ettiğini…
Hiçle, hiçlikle aramızda bir kıl payı mesafe olduğunu ve her defasında, yani hiçbir defasında o mesafenin aşılmayacağını; ama aşılmadığında bile hiçin, hiçliğin bize şah damarımızdan da yakın olduğunu.
Bunları düşünürken; son yudumumu da alıp; fincanı tabağa yerleştirdim. Fincanda kahvenin telvesi kalmıştı. Yani, içtiğim, son olduğunu iddia ettiğim yudum bile son değildi.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: