17.05.2019

Klarnet sesine benzeyen bir ses tonu vardı adamın. Bir zihninizde canlandırsanıza, klarnette hoş gelen o ses, bir insanda hoş gelir mi kulağa?
Gelmezdi elbette. Nitekim; bu adamın sesi kulağa hoş gelmiyordu.
Belirli bir sokağın başında oturup dilenirdi. Hayatımda tek nefret ettiğim ırk, evet ırk, dilenciydi. Onların bir ırkın mensubu olduğunu tasavvur etmek kolayıma geliyordu. Zihnimin ırkçı bölümlerini doyuruyordum böylece.
Hepsini gebertmek istiyordum. İşkence yapmak istiyordum üzerlerinde. Tüm öfkemin nesneleri olsunlar istiyordum.
Güçlü kuvvetli bir adamdım da. Arzu etsem, eyleme geçmeye karar versem, uygun bir yer de bulsam… Neden olmasındı ki…
Onlar nasıl insanların ruhlarına kendi çıkarları için rahatlıkla işkence ediyorlarsa, ben de onların bedenlerine aynı rahatlıkla işkence edebilirdim.
Ettim de…
Klarnet ilkimdi, devamı gelecekti.
O klarnetten harika bir müzik çıkmıştı işkence esnasında. Ruhumu şenlendiren bir müzik. …

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: