17.06.2018

Nereye ait olduğunu bilemeyen binlerce insandan biriydi. En azından o bir yere ya da bir şeye ait olmadığını algılayabilmekteydi. Algılıyordu algılamasına da; bunu engelleyebilmek için ne yapması gerektiğini bilmiyordu. Yine de; bir şeyi değiştirmek için onu önce anlaması gerektiğini öğrenmişti. Evet, onu her yönüyle anlamaya, analiz etmeye çalışmalıydı. Ancak ondan sonra değiştirmenin bir yolunu bulabilirdi.
onlarca yıldan sonra, bir şeye ait olmanın bir yanılgıdan ibaret olduğunu keşfetti. Hülasa, sorunu dahi yapma bir sorundu. Yaratılmıştı. Böyle bir sorunun olması bile anlamsızdı. Hatta bu sorunu üretmiş olmak bile…
O bir şeye ait olmak için uğraşanlar grubuna bile ait olsa, bir şeye ait olmuş sayılıyordu ve bunun hiçbir anlamı yoktu. Ait olmak, çok göreceli ve önemsiz bir şeydi. Bir grupta olmanın, bir şeye ait olmanın önemsenmeyeceği bir yeri özlüyordu o. Bunu kendisinin de önemsemeyeceği.
Her şeye rağmen, yıllarca bir sorun bile olmayan bir şey üzerine kafa patlatmış olması o kadar da kötü değildi. Bir şey üzerine düşünmeyi öğrenmişti.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: