22.01.2019

Sandalyesine iyice yaslandı. Bir çocuk gibi, ön ayaklarını havaya kaldırdı, neredeyse arkaya düşecekmiş gibi… Kaldırdı, indirdi. ‘tak…’
Bir daha…
Bir daha…
Düşünüyordu ve o düşünürken böyle yapardı. Kıyıda hissetmenin aklına fikirler, yeni fikirler getirdiğini onlarca kere tecrübe etmişti.
Bir senaristti. Bir ekibin yapacağı işi tek başına yapardı. Zengin bir adam olduğu için, sadece kendi senaryolarını oynattığı film ve diziler bulunan bir kanalı vardı. Üretken bir zengindi o. Kimseye hesap vermez, riskini kendisi alır; ama korkmazdı. Hayalperest, üretken bir zengin adam.
Geçindirecek bir ailesi, yani ayak bağı bulunmayan…
Bu kez çok daha önemli bir şey üzerinde çalışıyordu. Onun için riski biraz daha arttırıp sandalyesinin arkasında yüksek bir kaldırımın olacağı şekilde ayarlamıştı oturacağı yeri. Eğer sandalye arkaya devrilirse… Hatta arka ayakları bir santimetre kayarsa…
Bulması gereken şey, kozmonotlar için bir yıllık eğlence planıydı. Bir yıl meraklarını taze tutabilecekleri bir dizi olabilirdi pekala bu. O uzay istasyonunda zaman geçirmelerini sağlayacak bir şey…
Ne olabilirdi?
Ne! Ne! Ne!
Belki de; ilkel bir kabilenin bir yılı hakkında olabilirdi.
Kozmonotların kendilerini iyi hissetmelerini, gururlanmalarını sağlayabilirdi. İşlerine yoğunlaşmalarını hızlandırır, motivasyonlarını arttırırdı bu da.
Eh, kişi kendisini başka insanlara göre belirlerdi. İyi ya da kötü olduğunu, önde ya da arkada olduğunu…

Sohbete katılın

1 yorum

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: