28.08.2018

Birazdan okuyacağınız iki kelime ile ilgili tüm düşündüklerinizi, önyargılarınızı bir kenara bırakın ve beni, benim düşüncelerimi özümsemeyi deneyin.
Haydi rastgele…
Kelimeler:
Kütüphane; namı diğer kitapların bulunduğu bina ve kıraathane, yani asıl anlamı okuma odası olan; ama en iyi ihtimalle gazete ve dergi okunan kahveden , en iyi ihtimalle çay içmekten başka bir şey yapmayan insanlarla dolu yerlerden bahseden…
Peki bunların hangisi daha saygın? Hangisinde olmak isterdiniz yani?
Ben, okuma odasında diğer insanlarla birlikte bulunup; kitap odasını depo olarak kullanırdım.
Okuma odalarının; yani doğru anlamı ve çağrışımıyla kıraathanelerin içine bir de tartışma bölümü inşa ederdim. Hatta o bölüme ‘hasbihalhane’ adı verir, tıpkı kadınların altın günlerinde olduğu gibi kurabiye ve börek gibi ufak tefek şeylerden atıştırmaya izin verirdim.
Böylece kıraathanelerde harika bir gelecek şekillenmiş olurdu hem. Sigara dumanı ve oyun kartı pıtırtıları, ya da okey şakırtıları değil de kitap hışırtıları ve hasbihal mırıltıları işitilirdi camlardan.
Ve silah gümbürtüleri, kadın çığlıkları, erkek homurtuları ya da ağlamamaya çalışan erkeklere ait diş gıcırtıları duyulmazdı artık.
Ya da; kütüphanelerdeki sessizlik hummalı bir hışırtıya dönüşür; daha, daha, daha çok ziyaret edilirdi kitap depoları.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: