26.08.2019

“Metropollerlerde her şey var mıdır?” Bunu soran, on üç yaşında ilk defa bir metropole ayak basmış bir kız çocuğuydu. “Tabii ki,” “O zaman insanlar neden cam bardaktan su içerler? Ağaçtan olma su tası varken neden cam bardak? Bu su kokmuyor ki, hiç kokmuyor!” “Su kokmaz zaten. Hem ne kokacaktı ki?” “Çam…” “Çam mı? Cam bardak […]

25.08.2018

Viskimi uydurma şişesinden, yıllardır bu iş için kullandığım sadık, basit, meşeden yapılmış ahşap bardağıma doldurdum. Evet, belki şişesi uydurmaydı, ama kendi üretimim olan; deneme yanılma yöntemi ile yıllar içinde bulduğum bir tarifle damıttığım bir üründü. Evet, şişenin dışı uydurmaydı; ama; çok çok önemli bir ayrıntısı vardı. Bilmem bilir misiniz? Viski, şarap gibi şişede yıllanmaz; çünkü […]

04.08.2018

Her gün, Kadıköy’deki bir restorana gidip ince belli bir bardakta zahter çayı içerdim. Dağ kekiğine zahter denirmiş, restoranın sahibinden öğrenmiştim. Kekiğin sindirime iyi geldiğini de söylemişti; ama ben bunun için içmiyordum onu. Bana yabani şeyleri düşündüren hayatımdaki tek şey olduğu için, hayatımda beni özgür ve sorumsuz hissettiren tek şey olduğu için… Ha, bir de; şu […]

13.12.2017

Uzun zamandır bu kadar güzel bir çay içmemiştim. Yaptığım uzun yürüyüşlerden biriydi. Çok yorulmuştum. Yürümekten değil, düşünmekten… Bir banka yakın seyyar bir çaycı görünce yanına gitmiştim. Plastik ya da kağıt bardaklardan içmeyi sevmesem de canım çok istemişti bir bardak çay. Hem yorgunluk giderirdi, hem de kafa dağıtır, rahatlatırdı. Arabaya yaklaştığımda, kırk-kırk beş yaşlarında, iyi giyimli […]