03.03.2018

Bir dernekte oturmuş çay içiyordu. Aslında bu derneğe üye değildi; ama gelir kaynağı olsun diye ucuz çayı olduğu için geliyordu oraya. Bir de bedava gazeteye istediği gibi bakabilme imkanı bulunduğundan. İş ilanlarına bakması gerekiyordu çünkü. İşsizdi ve bundan ziyadesiyle hoşnutsuzdu. Hayatında ilk defa işsiz kalmıştı ve bu durum, sudan çıkmış balığa dönmesi için yetmişti. Oysa […]

23.12.2017

‘Kadere inanır mısınız,’ diye sormuştu bir kız çocuğu beni durdurup. ‘Umursamıyorum,’ demiştim bir an bile düşünmeden. ‘İnanıp inanmamak değil mesele. Umursayıp umursamamak.’ Çocuk arkasındaki bıçağı göstererek: ‘Evet ya da hayır deseydiniz sizi bıçaklayacaktım,’ dedi ve o anda dost oluverdik. On iki yaşındaydı söylediğine göre. Bana yüz yirmi yaşındaymış gibi gelirdi sarf ettiği her cümlede. Sokaklarda […]

09.12.2017

Eski, boynuz saplı bir bıçağı vardı. Tek zenginliğiydi. Kendi elleriyle yapmıştı gerçi; ama çeliği bulmak için çok zaman harcamıştı. Bulduğu yere onu satın almak için bir servet ödemişti. Boynuzu kendisi en başından tonlarca işlemden geçirerek bir bıçak kabzası haline getirmişti. Bu bıçağın çeliğine çok emek vermişti ve dillere destan bir dayanıklılığı ve kesiciliği olmuştu. Kuru […]