13.11.2018

Gri, pürüzsüz bir yumurta bulmuştu yerde. Yumurtayı eline aldığında üşüdü. Sanki içindeki ölmüş, yumurta ise ölen yaratığın mezarı olsun diye yaratılmıştı. Ölmeye doğuyordu sanki yumurtanın içindeki. Acaba neydi yumurtadaki? Bir kuş mu? Bir sürüngen mi? Bir böcek mi? Yoksa çağlar öncesi bir yaratık mı? Bir dinazor mu sözgelimi… Hiçbiri değildi. Zamanı gelip yumurta çatladığında, gri […]

16.05.2018

Her şey iyi giderken neden içi burulurdu insanın? Yoksa kendisinin iyi bir şeyi hak etmediğini düşündüğünden mi? Asıl cezayı biz mi veririz kendimize yoksa? Hayatında her şey ters gidiyordu. Yaptığı hiçbir şeyde başarılı olamadığı gibi, başardığı küçücük bir şey için tam mutlu olup onun ekmeğini yiyecekken; o elinden kayıveriyordu. O nedenle, tedbirli bir şekilde mutlu […]

14.04.2018

Kanepenin üzerinde oturuyorlardı. Birbirlerinden bir insan boyu uzaktaydılar. Bir hayaletin, o hayaletin dolduracağı boşluktan ne bir milim eksik, ne de bir milim fazla bir boşluktu aralarındaki. Artık aralarında olmasa da daima düşünüldüğü için iki tarafı keskin bir kılıç gibi ruhlarını, birlikteliklerini biçiyordu boşu boşuna. Birbirlerini sevginin en sahisiyle sevseler de; o varlık bu gerçeklikten şüphe […]

24.02.2018

İnsanın içindeki boşluğu doldurmak ne kadar zordur, hepimiz biliriz. Biraz hissedebilmek yeterli bunun için. Hiçbir boşluk tam olarak dolmaz bana kalırsa. Ben kim miyim? Sizi neden mi rahatsız ettim? Ben bir boşlukçuyum. Bir dişçi gibi bizim de bir mesleğimiz var; ama pek bilinmeyiz. Bir okul yoktur bu mesleğe sahip olabilmek için çünkü. Ya da bir […]

25.01.2018

İçimde devasa bir boşluk vardı. Sanki bir parçam uzun zaman önce beni terk etmişti; ama ben daha yeni fark etmiştim bu durumu. Öyle bir boşluktu işte ve ben, beni terk eden şeyin ne olduğunu bilmiyordum. Daha kötüsü de; bu boşluğu doldurmaya çalışıyor, bir sürü hata yapıyordum. Tıpkı bir dedektif gibi yapmalıydım aslında. Boşluğun ne zaman […]