10.01.2019

‘Attığın her adımda ufuk çizgin bir adım uzar ve sen, gitmen gereken yolun asla tükenmeyeceğini düşünürsün. Onun için yavrum, ufuk çizgisine bakanlar daim bir yorgunluğa mahkum etmişlerdir kendilerini. Sanki baktıkları yere kadar yürümektedir her bakışlarında. İşte o hayali yürüyüşler yormuştur onları…’ İşte böyle demişti bir gün dedem birasını yudumlarken. Yok, alkolik bir adam değildi rahmetli. […]

10.12.2018

Doğuştan gelme bir yeteneğim vardı. Kendimi bildim bileli farkında olduğum… İnsanları gördüğüm ya da onlarla telefonla dahi olsa konuştuğum an, en çok yoğunlaştıkları şeyi bilirdim. Çoğunun benzer olduğunu düşünürsünüz. Ne var ki durum öyle değildi işte. Belki tematik olarak benzerdi; ama değişik yoğunluklarda ve farklı biçimlerdeydi yoğunlaştıkları şeyler. Bir kafede garsondum önceleri. Sıkı çalışıp o […]

05.10.2018

Her gece, her gece, onun bana vermiş olduğu semavere odun atar, onu yakar ve çay yapardım. Sıradan bir semaver değildi. Maneviyatı olduğu, bana onun tarafından verildiği için değil; gerçekten sıradan değildi. Kaynarken suyu girdaplanır, busbulanık olurdu. Çay olduğunda, demlenirken; suyun yüzeyi düzleşirdi. Çayın demlendiğini yüzeyinin pürüzsüz oluşundan anlardım. Ha, semaverin her yeri saydamdı; ama camdan […]

28.08.2018

Birazdan okuyacağınız iki kelime ile ilgili tüm düşündüklerinizi, önyargılarınızı bir kenara bırakın ve beni, benim düşüncelerimi özümsemeyi deneyin. Haydi rastgele… Kelimeler: Kütüphane; namı diğer kitapların bulunduğu bina ve kıraathane, yani asıl anlamı okuma odası olan; ama en iyi ihtimalle gazete ve dergi okunan kahveden , en iyi ihtimalle çay içmekten başka bir şey yapmayan insanlarla […]

04.08.2018

Her gün, Kadıköy’deki bir restorana gidip ince belli bir bardakta zahter çayı içerdim. Dağ kekiğine zahter denirmiş, restoranın sahibinden öğrenmiştim. Kekiğin sindirime iyi geldiğini de söylemişti; ama ben bunun için içmiyordum onu. Bana yabani şeyleri düşündüren hayatımdaki tek şey olduğu için, hayatımda beni özgür ve sorumsuz hissettiren tek şey olduğu için… Ha, bir de; şu […]