10.04.2019

‘Bu dünyada bir gurbetçiyiz,’ derdi babam. Peki neden? Bunu hiç sormadım; çünkü vereceği cevabı biliyordum. ‘Öteki dünya,’ diyecekti. Hiçbir fikri olmadığı yerin, memleketi olduğunu düşünüyordu. Yıllardır başka bir ülkedeydik ve doğduğumuz ülkeyi unutmuş gitmiştik. Oralarda ne olup bittiğini dahi merak etmiyorduk artık; ama babam hep oradan bahsediyordu. Yoksulluktan bahsederken bile sanki varsıllığın tepe noktasından bahseder […]

01.11.2018

Onu sevmediğimi biliyor; ama ondan vazgeçemiyordum. Peki neydi hissettiğim? Onu da bilmiyordum. Bazen sevmediğini bilmek yetmiyordu demek ki. Bazen sevmeyişinin bile üzerine gitmek gerekiyordu. Tamam da; ne yapabilirdim ki? Konuşmaya başladım. İpe sapa gelmeyen konular açıyor, onu lafa tutuyordum. Sırf sesini dinlemek, sözlerini işitebilmek; mantığını, bakış açısını anlayabilmek için. Ya daha çok sevebilmek; ya da; […]

08.10.2018

Bu gezegenin son canlı sahipleri karıncalar olacaktı. Gerçi kendilerine sorsanız eminim ki ‘sahip’ kelimesini kullanmazlardı. Bu kelime, sadece insanlara aitti. Aslında, kelimelerin tümü öyleydi. Kelimeler… Yani kavramları büzüştürüp hapseden gardiyanlar… Oysa eminim ki diğer canlıların bu gardiyanlara ihtiyacı yoktu. Onların kavramları var mıydı? Elbette… İşte yer sarsılıyordu. Elbet bir yerden kırılacaktı ve önce dünyanın kanı, […]

12.08.2018

Kendime bir söz vermiştim. Emekli olursam Antarktika’ya gidecek, barışın hüküm sürdüğü bir yerde nasıl yaşandığını görecektim. Her ne kadar kurak ve soğuk bir yer olsa da; barışın sıcaklığı olacaktı orada. En azından öyle hayal ediyordum. Bir kontrol etmeye değerdi. İşim gereği neredeyse dünyayı gezme fırsatı bulabilmiştim ve gittiğim hiçbir yerde barışı, dolayısıyla mutluluğu bulamamıştım. Bir […]

07.08.2018

Şu ‘insan,’ denen mahlukatı bir türlü anlamıyorum ben. Bu arada, kim bilir bu şekilde başlayan kaç konuşma ya da yazı vardır… İnsan nasıl kendisinin mensubu olduğu bir şeyi bu kadar yanlış anlayabilir; ya da hiç anlamaz, onu da anlayamıyorum. Belki de işimize gelmediği için anlayamıyoruzdur. Tembel olduğumuzdan yani. Anladığımızda değiştirmek zorunda kalacağımızı bildiğimizden belki de… […]