Kategoriler
edebiyat Genel

12.05.2019

Elmayı ağaçtan kopardı, ikiye ayırıp iki çekirdeğini alıp gerisini fırlattı.

Kategoriler
edebiyat Genel

14.01.2019

‘Bir dilim elma ister miydiniz?’
‘Yok, teşekkür ederim.’
‘Gerçekten, bir dilim…’
‘Hayır, gerçekten istemiyor canım, sağ olun.’
‘Lütfen…’
‘Tokum…’
‘Bir dilimden ne çıkar?’
‘İstemiyorum.’
‘Beni kırıyorsunuz!’
‘Siz beni rahatsız ediyorsunuz.’
‘Ama ben… Elma gerçekten çok güzel. Böylesi az bulunur emin olun. Sizin iyiliğiniz için söylüyorum.’
‘Gerçekten, gerçekten, gerçekten istemiyorum. Beni rahat bırakın artık.’
‘Ama…’
‘Tamam tamam. Verin bir dilim bari.’
‘Buyrun… Afiyet olsun.’
Pamuk prenses değildim; ama bir lokma elmayla zehirlenen pamuk prenses gibi hissediyordum kendimi. Birisi, sihirli aynaya ‘bu dünyada en mutlu kim,’ diye sormuş ve ayna adımı vermişti sanki. O da beni bulup mutsuz etmek için bir elmayı vermeye çalışıyordu.
İşte olmuştu! Sinirlenmiştim işte! Mutsuz olmuştum. Hem de ihtiyacım bile olmayan bir şey zorla dayatılarak.
Her zamanki gibi… Hepimizin hepimize yaptığı gibi…

Kategoriler
edebiyat Genel

15.10.2018

Geldiğini çok uzaktan aldığım karanfil kokulu parfümü ile anlıyordum. Kalbim kalp olduğunu anımsıyordu o zaman, atmaya başlıyordu son hızla. Sanki o olmadan çarparken sadece gelişi için idman yapıyordu.
O kokuya onun dışında kimsede rastlamamıştım çok şükür. Eğer rastlasaydım kalbim şaşırıp hayal kırıklığına uğrayacaktı, biliyordum.


O gün, elimde bir kasa dolusu elma, bahçeden eve doğru gitmekteydim. Elmaların suyunu çıkarıp şişelemeyi, canım istediğinde içmeyi düşünüyordum.
Küçük bir çiftliğim vardı ve hemen hemen tek başıma kalıyordum. Bazen uğrayan birkaç işçi ve bir veteriner olan onun dışında…
Bir kadının hayvan doktoru olması, hayvanlara bakan bir kadının evime gelmesi, son derece baştan çıkartıcı görülebilirdi. Ne var ki, onun varlığına verdiğim tepkinin böyle düşünmemle pek az ilgisi vardı. Söyledikleri, benimle arada bir satranç oynaması, birbirimize bilmeceler sormamız, sorduğum bilmecelere hemen cevap vermesi ve bunun gibi birçok şeydi onun varlığına bu denli tepki vermemin sebebi.
O gün, kasayı taşırken o karanfil kokusunu almıştım. O gelmişti, görmüştük birbirimizi. Elmaları eve bıraktıktan sonra, ansızın bedenlerimizin isteklerine yenilivermiştik.
‘yenilivermiştik,’ diyorum; çünkü bunu yapmadan önce herhangi bir şey söylememiş, bir girizgahta bulunmamıştık. Medeni değildi yaptığımız şey. Ya da birbirimizi gerçekten sevdiğimizi kanıtlayan bir şey değildi.
Bir sonraki gelişinde, o karanfil kokusu buruk bir utanca düşürmüştü beni. Kalbim koşmamış, tökezlemişti.

Kategoriler
edebiyat Genel

22.01.2018

Kıpkırmızı bir elmayı koparmıştım ağaçtan. O ağaçtaki en güzel elmayı…
Yıkamamıştım. Nasılsa hiçbir doğa dışı şeyin uğramayacağı bir yerdi burası. Her şey doğaldı. Elmayı kazağımda parlatmış ve ısırmıştım. Ağzıma yumuşacık şeyler gelmişti. Elma kurtları. Onlarca elma kurdu…
İşte bu doğal değildi. Bir elmada en fazla iki kurt olmaz mıydı normalde? Oysa ağacın en sağlıklı elmasında onlarca kurt bulmuştum ben.