18.12.2018

En işlek, en modern caddenin kenarında, hasır sandalyesinde oturup dört meyve kasasını birbirlerine ikişer ikişer yan yana ve üst üste birleştirerek hem geniş hem yüksek olan bir masanın üzerine malzemelerini koymak suretiyle fal bakan bir kadın durmaktaydı. Kadının yerini söylemeyeceğim size. Gördüğünüzde anlarsınız kimden bahsettiğimi; çünkü normal bir fal bakma tarzı yoktu. Fülfül denen bir […]

15.07.2018

Avcundaki çizgileri kadına gösterdiğinde, geleceğinin o kadın tarafından okunacağını umuyordu. Hiç yoktan onun bir çift palavra atabileceğini… Kadının, ona saçma gelen işaretler yapmak suretiyle dilsiz olduğunu belirtmesini değil… Oysa elini alıp baktığında konuşmaması hiç tuhaf gelmemişti ona. Kuzu kuzu elini uzatıp geleceğini ona teslim etmekte behis görmemişti. İyi olmuştu… Gelecek de ancak dilsizlere emanet edilmeliydi […]

07.03.2018

Bir karar, önemli bir karar vereceğiniz zaman ne yaparsınız? Nasıl verirsiniz kararlarınızı? Sizin yanıtlarınızı duyamayacağım; ama ben hiç karar vermek zorunda kalmamıştım. En büyük şeylerde bile… Hemen, anında tercihimi yapardım zira. Hiç zorda kalmamıştım. Hiç tökezlememiştim daha önce. Oysa şimdi… Şimdi düşüncelerim birer mısır tanesi gibi, koçan tutamadığı için yere döküldüler ve toparlayıp koçana geri […]

13.01.2018

Fincanı kapattım. Hayatımda ilk defa falıma baktırıyordum. Zaten kahveyi hiç sevmezdim; ama bu adamı çok fazla övmüşlerdi. Ben de bir yol ayrımında hissediyordum kendimi. Onun için şeytanın bacağını kırıp fal baktırmayı da denemeye karar verdim. Göbekli, top sakallı, boyalı simsiyah saçlı, ipincecik bıyıklı bir adamdı. Sesi karakteristik bir derinliğe sahipti. Gözleri insanın gözlerinin içine içine […]