Kategoriler
edebiyat Genel

15.07.2018

Avcundaki çizgileri kadına gösterdiğinde, geleceğinin o kadın tarafından okunacağını umuyordu. Hiç yoktan onun bir çift palavra atabileceğini…
Kadının, ona saçma gelen işaretler yapmak suretiyle dilsiz olduğunu belirtmesini değil…
Oysa elini alıp baktığında konuşmaması hiç tuhaf gelmemişti ona. Kuzu kuzu elini uzatıp geleceğini ona teslim etmekte behis görmemişti.
İyi olmuştu… Gelecek de ancak dilsizlere emanet edilmeliydi zaten.

Kategoriler
edebiyat Genel

13.01.2018

Fincanı kapattım. Hayatımda ilk defa falıma baktırıyordum. Zaten kahveyi hiç sevmezdim; ama bu adamı çok fazla övmüşlerdi. Ben de bir yol ayrımında hissediyordum kendimi. Onun için şeytanın bacağını kırıp fal baktırmayı da denemeye karar verdim.
Göbekli, top sakallı, boyalı simsiyah saçlı, ipincecik bıyıklı bir adamdı. Sesi karakteristik bir derinliğe sahipti. Gözleri insanın gözlerinin içine içine bakıyordu ne varsa çekip almak için. Aynı gözler, kahve fincanının üzerinde öyle yumuşakça kayıyordu ki, insan bu çelişkiye şaşıyordu.
Daha önce arkadaşın falına bakarken izlemiştim. Bakalım benim falımda ne diyecekti.
Fincan yeterince soğumuştu. Tabağı kaldırdı ve gözlerini dikti. Kaskatı olmuştu. Bekliyordum. Kötü bir haber bekliyordum katılığına dayanarak… Buna kendimi hazırlamıştım.
‘Hiçbir şey yok,’ dedi adam. ‘Görülüp söyleyecek hiçbir şey… Belirlenmiş bir geleceğin yok… Her şey değişiyor senin falında. Ve her şey tamamen senin yapıp yapmadıklarında…’

Kategoriler
edebiyat Genel

23.11.2017

Kategoriler
edebiyat Genel

08.11.2017