08.10.2018

Bu gezegenin son canlı sahipleri karıncalar olacaktı. Gerçi kendilerine sorsanız eminim ki ‘sahip’ kelimesini kullanmazlardı. Bu kelime, sadece insanlara aitti. Aslında, kelimelerin tümü öyleydi. Kelimeler… Yani kavramları büzüştürüp hapseden gardiyanlar… Oysa eminim ki diğer canlıların bu gardiyanlara ihtiyacı yoktu. Onların kavramları var mıydı? Elbette… İşte yer sarsılıyordu. Elbet bir yerden kırılacaktı ve önce dünyanın kanı, […]

16.07.2018

Son gülen olmak, son sözü söylemek, son anına kadar … yapmak, ya da olmak… Son… Son… Son… ah! Bu insanlar bilmez midir ki, ilkin olmadığı yerde son da olmaz. Bilmezler mi ki, zaman sadece saatlerdedir… Güneş, ay ya da gezegenlerde bile değildir zaman. Onlar bile bilir, söndükleri an yanacaklarını ve bu anın hiç kadar az […]

08.03.2018

Karanlık zamanlar yaşanıyordu. İnsanlığın üremesini sağlayacak iki cins arasında büyük, kanlı bir iktidar savaşı kayıplarla sonlanmış, emektar gezegenimiz dünya tükenmişti ve iki ayrı gezegene taşınmıştı insanlık. Bölünmüştü. Kadınlar Kadınya’ya, erkekler de Erkekye’ye… Sperm ithal ediyorlardı kadınlar ve erkek çocuklarını ihraç ediyorlardı Erkekye’ye. Anlaştıkları tek konu da buydu zaten. Artık birbirlerinden nefret ediyorlardı. İki gezegen arasındaki […]

27.02.2018

İp atlamayı severdi. Bir gün pazarda rengarenk bir ip gördü. Babasının verdiği bozuklukları biriktiriyordu. Tezgaha gitti, ipi aldı, tüm parasını saymadan adamın önüne döktü ve uzaklaştı. Eve geldiklerinde, bahçeye gitti ve iple atlamaya başladı. ‘bir…’ İlk atlaması onu bir yıldıza taşımıştı. Belki de güneşin tam içine… Yanmıyordu mucizevi bir biçimde. ‘İki…’ İşte aya ayak basan […]