20.05.2019

Kahkaha atmayı unutmuştu. Onu güldürdüğünde istem dışı çalışan bir refleksin yapabileceği bir şeymiş gibi kopmuştu diyaframından. Kahkaha atmayı, en azından gülmeyi alışkanlık edinen insanların kendilerine has melodisi bu attığı kahkahada mevcut değildi. Aniden taşan bir süt kadar istenmedik; sütün ocakta yanıp karamelize olduğunda çıkardığı koku kadar çekiciydi. Sütü temizlemek gerekmesine rağmen rahatsız olmazdınız;çünkü çok güzel […]

22.06.2018

Ormandaki tek zebra olmak… Daima kaçmak ve saklanmak… Her an öleceğini bilip arkanda hiçbir şey bırakmayacağını bilmek… Ve bunların hiçbir avcı tarafından önemsenmeyeceğini bilmenin kekremsi şüphesizliği… Avcılardan kaçtığı her gün için, kendisini duyurup yakalanacağını tahmin etse de sevincini açığa vuran, sırtlan kahkahasına benzese de; içindeki utku dolu sevinci saklamayan iyi huylu bir kahkaha attığı o […]

24.03.2018

Ahşap görüntüsü verilmiş plastik masalarda oturuyorlardı. Birkaç adam, adamların sayısından birkaç kişi eksik birkaç da kadın. En fazla otuz kişilerdi. Sekiz masa gelişigüzel yayılmıştı. Masadan masaya edilen sohbetler, mekanın gürültüsüne gürültü katıyordu. Ortalık alkol kokuyordu. Ve balık… Ve et… Ortalık kahkaha ve nostaljik hüzün de kokuyordu. Şarkılara sinmişti kokuları. Orada sadece bir kişi farklılık kontenjanını […]