08.10.2018

Bu gezegenin son canlı sahipleri karıncalar olacaktı. Gerçi kendilerine sorsanız eminim ki ‘sahip’ kelimesini kullanmazlardı. Bu kelime, sadece insanlara aitti. Aslında, kelimelerin tümü öyleydi. Kelimeler… Yani kavramları büzüştürüp hapseden gardiyanlar… Oysa eminim ki diğer canlıların bu gardiyanlara ihtiyacı yoktu. Onların kavramları var mıydı? Elbette… İşte yer sarsılıyordu. Elbet bir yerden kırılacaktı ve önce dünyanın kanı, […]

22.09.2018

Şampuanı köpürtürken gözlerini açık tutmaya çabalıyordu her defasında. Tırnaklarını keserken herbirini kökünden, kanata kanata kesiyor, tıraş olurken yüzünü en az üç yerinden kesiyordu. Koşu bandından bant onu atmadan inmiyor, her defasında yorgunluktan kendisine gelemediği için bant yarım saat boşta çalışıyordu. İşte herkese teklifsizce çay-kahve taşıdığından artık çaycı bile bazen ona iş buyuruyor, yetmezmiş gibi bir […]

26.06.2018

Kırmızının zıddı nedir? Kanın zıddı yani? Yara kabuğu mu? Yani koyu kahverengi mi? Öyle olsa bile kanın kurumuş hali nasıl onun zıddı olabilir? Aslında… Ondan başkası da olamaz herhalde. Bir şeyin zıddı kendisinin olmayışıyla açıklanıyorsa, kendisiyle açıklanıyordur aslında. Kanın zıddı, yani kanın zıddı olacaksa o da kanın kurumuş haliyle, yani yara kabuğuyla açıklansa tuhaf karşılanmaz. […]

17.04.2018

Berber, tıraş ettiği her adamı öldürmemek için kendisini tüm gücüyle kontrol etmeye çalışıyordu. Her defasında… Tıraş ettiği her adamda her şey yeniden başlıyordu. Üstelik çok nadir berberin yaptığını yapıyor, eski usül usturasıyla tıraş ediyordu insanları. Üretilen tüm jiletlerden daha düzgün tıraş ediyordu zira. Diğer mahalle ve semtlerden de insanlar geliyordu berbere usturayla tıraş edip bir […]