Kategoriler
edebiyat Genel

21.02.2020

Ağzımda kürdan olur her zaman. Uyumadığım her zaman… Sigara hiç içmedim. Bir kere içtim; ama nasıl bir şey olduğunu merak ettiğimden… Yani sigarayı bırakmak için yaptığım bir şey değil bu. Artistlik olsun diye de değil… Ahşabın tadını, ağzımda bıraktığı kokuyu, çiğnediğimde bana direnen lifli yapısını sevdiğimden…
Dişlerim yaşımdan önce yıpranacak muhtemelen; ama umrumda değil. Asla bir cinayet işlememeliyim; çünkü ağzımdan düşen bir kürdan parçası DNAmı umuma ilan edebilir.
Bazen karşı cins bana güler bu huyum münasebetiyle. Bir kadın nasıl olur da ağzında kürdan artistlik yapabilir? Komiğimdir onlar nazarında; çünkü onlar ahşabın kokusunu falan sevdiğime inanmazlar. O kadar yüzeysellerdir ki, onlar için kürdan ya diş karıştırmak için, ya da artistlik yapmak içindir. Ha bir de sigara bağımlılığını bu şekilde yok edebilmek…
Dünyayı gezmeye çıktığımda yanımda paketlerce kürdanla çıkmıştım yola. Medeniyetin uğramadığı bir yere bir paket bırakmıştım. Kırmızı bir ot çiğniyorlardı onlar. Ondan vazgeçebilmesi için bir yöntemdi onun için. Benden kendisi istemişti. Pekala ince bir dal parçasını da kullanabilirdi bunun için; ama istemişti işte. Kemik boncuklardan yaptığı bir kolyeyi de bana kürdanların karşılığında vermek istemişti.
Ona adresimi vermiştim mektup yazabilmesi için o zaman. Bir gün kapımın önünde, bir elinde valizi, diğer elinde delinmiş kürdanlar bulunan bir iple belireceği aklıma dahi gelmemişti. Kürdanların üzerinde benim dilimde bir cümle yazılı olduğunu fark ettiğimde yüzümde tuhaf bir gülümseme, göz pınarlarımda bir bulut oluşmuştu.
‘Ahşap kokusuyla sarhoş olabilen kadına aşık oldum.’

Kategoriler
edebiyat Genel

02.02.2019

Küçücük bir fil vardı hayvan satan bir dükkanda. Artık filleri de küçültmeyi becermişler. Küçücüktü… Bir kedi kadardı… Kafesinde tahta bir kule maketini çekmekteydi. Yanındaki başka bir mini fil de üzerinde bir sürü plastikten kürdan bulunduran bebekler taşımaktaydı. Yani bir sürü sözde okçu…
Daha da güzeli, bu fillerin üremelerini de hızlandırmışlardı. Çok çok daha iyisi, dişlerinin kendilerinin iki katı kadar büyümelerini sağlamışlardı. Yetişkin bir fili dişleri için rahatlıkla öldürebileceklerdi böylece. Evet büyük olmayacaktı; ama yine de fena değildi boyutları.
Ha, bir de kahve çekirdekleri yedirebiliyor ve böylece şu pahalı kahveden daha fazla üretebiliyorlardı artık.
Sesleri çok tiz olduğundan bazı insanlarca alarm olarak bile kullanılıyorlardı.
İnsandı bu, her şeyden faydalanması gerekirdi.
Akıllıydı vesselam.
Hazreti insan…