11.03.2019

Her şey rayına oturmuştu. Sigarasının dumanını savurdu. Ağzında bekletip ağzına kadar yavaş yavaş ilerlemiş sıkıntıyı mancınık gibi baskılayarak dudaklarını mancınığın koluymuşçasına büzdü ve… Puffff… Sıkıntı mıkıntı kalmamıştı içinde. Su akmış, yolunu bulmuştu sonunda. Fenerini yerine kaldırdı, bazı telleri düzgünce sandığa koydu. Bu sandık onun ‘belki’ sandığıydı. İşe yarayabilecek şeyleri koyardı oraya. Eline aldığı küçük cihazın […]

22.04.2018

Sesi, insanın içini ısıtıyor, cennette olduğunu düşündürüyordu duyana. Pürüzsüz bir tek dalgası olmayan, akışkan bir bütündü sesi ve bittiğinde, artık olmadığında yoksunluk hissini son kertede yaşatıyordu kulaklara. O pürüzsüz sesi çıkartabilmeyi, bir an dahi detone olamama halini ancak orta dünyada yaşayan elfler başarabilirmiş gibi geliyordu bana oysa. Yine de; onun beyninin farklı çalıştığını, bir otizmli […]