12.03.2019

Hermafroditin ne demek olduğunu bilir misiniz? Evet, ‘çift cinsiyetli’ dediğinizi duyar gibiyim. Bazılarının da sessiz, boş bakışlarını işitebiliyorum tabii. Ne de olsa herkes her şeyi bilmek zorunda değil öyle değil mi? Yine de; çift cinsiyetlilik ya çok özenilen; ya da korkulan, kıyamet alameti sayılan bir şey olmuş. Yani birisini görüp ‘ha, bu da hermafroditmiş ya,’ […]

05.01.2019

Onu severdim; çünkü hayatı hepimizden fazla ciddiye alırdı. Bir filozof edasıyla değil, ya da bir serserinin sahte umursamazlığıyla… O hayatı ciddiye aldığını dahi göstermeyecek kadar mütevazı bir tavırla yaşardı. Hayatı ciddiye alışını, gözlerindeki, sesindeki; en önemlisi davranışlarındaki incelikten anlardım. Onun gibi insanlar nadirdi ve dahası, sözgelimi bir elmas gibi değerliliklerini ıspatlayacak şekilde ışıldamıyorlardı. Daha çok, […]

28.07.2018

Kış mevsimi olmasına rağmen havalar son derece ılık seyrediyordu. Yine de epey yağışlıydı ve nemin olduğu her yerde olduğu gibi etrafta salyangozlar kol gezmekteydi. Onlara basıp o diş kamaştırıcı çatırtıyı ayaklarımın altında duymaktan takıntılı bir biçimde korkmaktaydım. Bir kere olmuştu çünkü. Gerçekten bir salyangozu ayağımın, o lanetli sağ ayağımın altında ezmiştim. O semsert kabuğun altındaki […]

08.12.2017

Kırmızıyı çok severdi. Tepeden tırnağa kırmızı giyerdi. Sadece ayakkabıları siyah olurdu. Ortalarda görünmesini gerektiren bir işi yoktu. Radyocuydu. Sakin bir sesi olan; ama şu buğulu sesli bildik radyoculardan olmayan bir radyocu… Aslında psikoloji okumuştu ve radyoda rumuzla arayan insanların dertlerini dinleyip onlara sorular soruyordu. Programının adı da ‘Salyangoz’du. Kulaktaki işitme sinirlerinin olduğu bölge… Her gece […]