19.02.2019

Kaç yaşında olduğumu bilmiyorum; ama şu millat denilen şeyden önce olduğu kesin. Sert bir şeyle kaplanmış olmasam bu kadar uzun süre boyunca tek parça kalamazdım. Nasıl kalacaktım ki, bir fiskede kırılabilen bir şeydim ben. İnce bir dal. “Çöp” denilenlerden hani. Ama… Sıradan bir çöp değil, tarihsel bir çöptüm. Şu Ezop’un şahit olduğu yaşlı adamın oğullarına […]

28.07.2018

Kış mevsimi olmasına rağmen havalar son derece ılık seyrediyordu. Yine de epey yağışlıydı ve nemin olduğu her yerde olduğu gibi etrafta salyangozlar kol gezmekteydi. Onlara basıp o diş kamaştırıcı çatırtıyı ayaklarımın altında duymaktan takıntılı bir biçimde korkmaktaydım. Bir kere olmuştu çünkü. Gerçekten bir salyangozu ayağımın, o lanetli sağ ayağımın altında ezmiştim. O semsert kabuğun altındaki […]

25.02.2018

Sert bir şey istiyordu. O kadar sert olacaktı ki, elmas yanında krema gibi kalacaktı. O kadar sert olacaktı ki, güneş dahi eritemeyecek, hiçbir şartta bir atomu dahi kopmayacaktı. O kadar sert olacaktı ki, bir karadelikten geçerken dahi ayrılmayacak, karadeliğin diğer tarafından atomu atomuna çıkabilecekti. Madem o istiyordu, olacaktı. Bunu istemekle de kalmıyordu. İstediği şey o […]