03.12.2018

Kumar oynamayı seviyordum. Kartları pek sayılmaz; ama zarlar… Bir sürü zarım vardı. İşlemeli, farklı şekil ve renklerde, bir kısmı, çok iyi kumarbazlarca anlaşılacak kadar hassas bir ayarda hileli… Bir kısmı desek ayıp olur. Sadece bir tanesi… Yani bir çifti. Hileli zarı ben de sevmezdim çünkü. Ben zarların tekinsizliğinden hoşlanırdım. Bazen, çok nadiren hileli zar kullanırdım. […]

17.11.2018

‘Kara böcek geldi… Geldi… Geldi…’ Zihnimin derinliklerine yolculuk yaptığımda, hatırlayabildiğim ilk sözleri buydu annemin. Sonra da gıdıklardı beni ve gülerdim. Karnım ağrırdı ama bu tatlı işkence sürsün isterdim. Bıkmazdı annem. Sonra, altı yaşımda da öldü. Ardında babamla beni bırakarak. Tabii babam onun bıraktığı yerde kalmayıp tekrar evlendi. Hem de bir yıl bile geçmeden… Beni bahane […]

Kiralık Katil _ İkinci Bölüm: (25.04.2018)

Adam kütüphaneye gidip oradaki sandalyelerden kapıya en yakın olanına oturduktan sonra Handan özel saatini koluna takarak kameradaki görüntüyü saatin ekranına geçirip gözlerini adamdan hiç ayırmadan kütüphaneye doğru yollandı. Adam hiç hareket etmeden bekliyordu. Onu beklerken kitaplara bakmamıştı bile. Handan içeri girdiğinde gözleriyle onun yüzüne bakmanın dışında bir tek kasını bile oynatmamıştı. Yüz hatları fazlasıyla durgundu. […]

21.03.2018

Adı söylendiğinde yok olan şey nedir? İnsanlar ‘sessizlik’ diyorlar; ama ben bu yanıtı doğru bulmuyorum. Sessizliğin adını söylediğimde, bağırdığımda dahi hiçbir şey değişmiyor çünkü. Orada, öylece duruyor sessizlik. Kalın, aşılmaz bir duvar gibi. Hayır, ben sağır falan değilim. Ama… Hiçbir ses duyamıyorum. Evet, kulaklarım çalışıyor dedim ya, sağır mısınız! Duymak istediğimi mi duyamadığımı düşündünüz? E […]