28.08.2018

Birazdan okuyacağınız iki kelime ile ilgili tüm düşündüklerinizi, önyargılarınızı bir kenara bırakın ve beni, benim düşüncelerimi özümsemeyi deneyin. Haydi rastgele… Kelimeler: Kütüphane; namı diğer kitapların bulunduğu bina ve kıraathane, yani asıl anlamı okuma odası olan; ama en iyi ihtimalle gazete ve dergi okunan kahveden , en iyi ihtimalle çay içmekten başka bir şey yapmayan insanlarla […]

08.02.2018

AHHH! Yarım saate kalmadan öleceğim. ölürken çok büyük ihtimalle birisini öldürerek hem de… Üçüncü sıradayım. Benden önce iki tanesi ölecek. Büyük bir gürültü eşliğinde… Ben de… Gürültüyle öleceğim. Tıpkı benden öncekiler ve sonrakiler gibi… Bizim yazgımız bu. Gürültüyle ölmek… Tek tesellim, ölmeden önce uçuyor olmak. Döne döne uçmak… Devasa bir mutluluk olsa gerek uçarak ölmek. […]

29.01.2018

Bir hayvanat bahçesine gitmiştik. Yeğenimi götürmüştüm. On yaşındaydı ve çok iyi gözlem yapan, dışa dönük ve cesur bir çocuktu. Sorgulayabiliyordu. ‘neden’ sorusunu öylesine sormuyordu. O yaşta öğrenmişti felsefi düşünmeyi. Hayvanat bahçesinde, bitişik kafeslerde bir aslan ve bir koç durmaktaydı. Bu çok şaşırtıcı gelmemişti bana. Yeğenim, duraklayıp bana önlerindekileri göstermeseydi durumu fark bile edemeyecektim hatta. Koçun […]