16.01.2019

Oturun da anlatayım size, sevinçlerinde ve hüzünlerinde; teselli edilmek ya da mutluluklarını pekiştirebilmek için, sadece ve sadece kendi ellerini tutarak rahatlayanların hikayelerini. Öyle yaparlar; çünkü bilirler başkası olmadığını kendilerinden başka. Bilirler olanların teker teker eksileceğini. Bilirler, yalnızlığın bakiliğini. Elbette hayatlarında başka insanlar da vardır ve hepsine değer vermektedirler. Birçoğunun aksine, verdikleri kıymetin her zerresi gerçektir; […]

24.12.2018

Birkaç haftadır müdavimi olduğum barda oturmuştum. Şu eski para atılarak çalıştırılan müzik kutularının daha teknolojik versiyonlarından vardı. Ben de o yarımlaşamamış, sadece bozuk paranın ucunu alabilecek kadar yarımlaşmış ağzına devamlı bir liralık lokmalar tıkmak suretiyle besliyordum onu. O yarım yuvarlaklaşmaktan aciz ağzı, ben para tıktıkça büyüyüp olgunlaşmayacaktı. İstediğini veriyorduk nasılsa. Neden değişmeye, evrimleşmeye gerek duysundu […]

04.12.2018

Tanıştığımızda birbirimizi anlamak için çaba sarf etmemiz gerekti. Öyle hemen sevgi böcekleri gibi sarmaş dolaş olup; birbirimiz için yaratıldığımızı anlayamamıştık. Çok konuştuk ve çok tartıştık. Birbirimize aşık olduğumuzu da öyle törenlerle ilan etmedik. Her şey normal seyrinde gerçekleşti. Olması gerektiği gibi değil, olduğu gibi… Birbirimizi yönlendirmemiz de gerekmedi. Bu yönde oyunlar oynadık, evet; ama ciddiyetle […]

24.10.2018

‘Yalnızım! Yalnızım! Yalnızım…’ Bu ümitsiz inlemeler bir uçağın kara kutusundaki kayıttan geliyordu. Nasıl olmuşsa olmuş, diğer kayıtlar silinmişti ve sadece bu dokuz uzun hece kalmıştı. Devamlı dinliyordum bu çığlıkları. Yalnız bir adam… Nesli tükenmiş bir canlı… Aslında herkes, teker teker her birey öldüğünde nesli tükenmiş bir canlının son ferdi ölmüştür bana göre. Yoksa çok mu […]

13.09.2018

Sessiz bir kadın, iyi bir anne, kötü bir ‘kendi’ idi. Yani kendisine kötü bir insan idi. Adını bile zor anımsardı sorduklarında. Kendi adını… Sanki kulağına hiç üflememişlercesine unutuverirdi. Budha’nın öğretisini uygulamaya o kadar yakındı ki… İyiden ve kötüden, acıdan ve tatlıdan, hüzünden ve mutluluktan… tüm zıtlıklardan arınmış, benliğinden çıkmıştı. Ya da bir adım sonra çıkacaktı. […]