16.07.2018

Son gülen olmak, son sözü söylemek, son anına kadar … yapmak, ya da olmak… Son… Son… Son… ah! Bu insanlar bilmez midir ki, ilkin olmadığı yerde son da olmaz. Bilmezler mi ki, zaman sadece saatlerdedir… Güneş, ay ya da gezegenlerde bile değildir zaman. Onlar bile bilir, söndükleri an yanacaklarını ve bu anın hiç kadar az […]

14.05.2018

Bir uçurumun başında, elinde bir sopayla duruyordu. Rüyasında bu sopaya binip uçurumdan atlarsa uçabileceğini söylemişti. Herhangi biri değil, o söylemişti. Rüyasında da olsa, onun söylediği her şeyi dinlerdi. Elinde değildi. Ona kutup yıldızı gibi, pusulası gibi bakardı adeta. O da bunu hiç kötüye kullanmamıştı. onu hiç hayal kırıklığına uğratmamıştı. Şimdi de; rüyasında bunu demişti işte […]

03.04.2018

Gökyüzüne baktı. En sönük yıldızlardan birisini aradı gözleri. Gözünün alabildiği en sönük olanını… Ve ona odakladı gözlerini yaşlarla dolsa da. Tüm dikkatini ona verdi. İlgisizliği anlardı çünkü ve ona yapılanı yapmamak için dahi olsa en sönük yıldızı arardı ilgisini sunmak için. Düşünürdü ki, bu sönük yıldıza bakmak pek olası olmayacağından ilgisiz kalmak rahatsız edebilirdi yıldızı. […]

27.02.2018

İp atlamayı severdi. Bir gün pazarda rengarenk bir ip gördü. Babasının verdiği bozuklukları biriktiriyordu. Tezgaha gitti, ipi aldı, tüm parasını saymadan adamın önüne döktü ve uzaklaştı. Eve geldiklerinde, bahçeye gitti ve iple atlamaya başladı. ‘bir…’ İlk atlaması onu bir yıldıza taşımıştı. Belki de güneşin tam içine… Yanmıyordu mucizevi bir biçimde. ‘İki…’ İşte aya ayak basan […]