Kategoriler
edebiyat Genel

02.05.2019

Bir orman cini misali, ağaçtan ağaca, kayadan toprağa, dereden tepeye sekmeyi; bir kuş gibi göklerde uçmayı severdi geceleri. Bazen de gündüzleri…
Bir kedisi vardı. Sfenks Kedisi diyorlardı cinsine. Tüyleri kadife gibiydi ve daima üşürdü bunun için. Isıtıcılar ısıtmazdı onu fakat. Sadece onun vücut ısısıyla ısınırdı bu kedi.
Yaralarını yalar, kan dolaşımı oluştururdu yatalak bedeninde.
Rüyalarında ruhunu kurtarabilirdi bedeninin esaretinden, yatak ve yorganının yumuşak parmaklıklarından. Bir sürü insan tanımıştı. Her gece daha uzağa kaymıştı. Balta girmemiş yerlerdeki en ıssız yosunun altındaki kayaya dokunabilmişti. Oysa uyandığında…
Bir gün, bir ruh gezgininden öğrendi kedisiyle konuşabileceğini. Ve konuştu. Yalvardı ona bir pençede bitirmesi için işini. Kabul etti kedi. Başka bir vücudun ısısıyla ısınmamayı da kabul etmişti.
Gitmişti bedeni. Ruhu da… Keşfedilecek bir şey kalmamıştı burada nasılsa… O da gitmişti meçhul bir dünyaya.
Zamansız bir zamanda, tıpkı vücudunda olan kadife tüyleriyle, ruhani bir kedi de katılmıştı ruhuna.

Kategoriler
edebiyat Genel

07.09.2018

Karınca, bakteri ve yosunlardan başka pek az şeyin yaşadığı bir yerdi burası. Muhtemelen insan eliyle bu hale gelmişti ve radyoaktif bir sebeple böyle olduğuna kalıbımı basabilirdim. tam yirmi üç yıldır bölge karantina altındaydı. Bunun nedeni oranın canlılarındaki üreme bozukluklarıydı. Zaten pek bir şey de yoktu ki…
Oradan geçip de oranın bir böceğini yiyen bir kuşta bile hemen sorunlar baş göstermeye başlıyordu. Onun için, özel kıyafetli insanlar tahsis edilmişti oradan geçip etkileşime giren canlıları öldürsünler diye.
Bir gün, birkaç aydır o çorak arazinin ortasında, harika renkleri bulunan, daha önce görülen ya da bir şekilde kaydedilen hiçbir mantara benzemeyen bir mantar bitmişti.
Ekipten birisi, çocuğuyla zaman geçirebilmek için onu yanına aldırmıştı bir haftalığına. Nereden bilebilirdi ki tüm uyarılara rağmen çocuğun o mantarı ısıracağını! Nereden bilebilirdi kendi çocuğunu kendisi öldürmek zorunda kalacağını! Ve nasıl bilebilirdi o arazideki tek yararlı şeyin o mantar olduğunu! Gerçi, çocuğu öldürmeden önce tahlil sonuçlarını bekleyebilirlerdi; ama o zaman eli varmazdı öldürmeye.