Hoş Geldiniz
Alanıma hoş geldiniz. Burada bulunan hikâyelere isim koymak yerine onları yazdığım günün tarihiyle belirtmeyi uygun buldum.
Canınız sıkıldığında her zaman değişen rastgele bir hikayemi okumaya ne dersiniz? Bazen insan sıkışıyor, yeni bir bakış açısına ihtiyaç duyuyor. Bunun için kitapların sayfalarını rastgele açmak, niyet çekmek, zar atmak gibi farklı herhangi bir şey yapmak isteyebiliyor. Siz de hikâyelerimi rastgele karıştıracağınız takvim yapraklarındaymış gibi hayal edip bu sayfayı yenileyebilirsiniz, her yenilemede başka bir hikâye...
Üstelik "Kim bu insan?" sorusunun yanıtı da olabilir bu hikâyeler. Bir insanın yaptıkları o insanın ta kendisidir çünkü.
Eğer bu hikâyelerin her defasında yenilendiği bağlantıyı favorilerinize eklemek isterseniz işte burada:
Menüden son yazılarıma ulaşabilirsiniz.
Aşağıdaki Telegram ya da WhatsApp kanallarıma katılıp yeni yazdığım hikâyelerin sıcak sıcak telefonlarınıza iletilmesini de sağlayabilirsiniz.
İsimsiz Hikayeler Telegram Kanalı İsimsiz Hikayeler WhatsApp Kanalıİlk e-kitabımı ücretsiz olarak indirip okumak isterseniz Dijital kitaplar'dan indirin.
"Vızıltı Flüt Islık İndir"Bu da Kitap Yurdu'ndan satın alabileceğiniz ilk romanım:
Rastgele Hikâye:
19.05.2018
İhtiyarlar her yerdeydi; çünkü artık çocuk doğmuyordu dünyada. Bir virüsle insanların doğurma yetenekleri yok edilmişti. Nüfus git gide yaşlanmaya ve yavaşlamaya başlamıştı. İnsanlar tavşanlar gibi çiftleşiyorsa da tüm tavşanları utandıracak şekilde bir tanecik yavru bile dünyaya getiremiyorlardı. Artık aşk sözcüğü tedavülden çıkarılmış, tüm dünyada namus denen kavramın izine dahi rastlanmaz olmuştu. Artık tek kutsal şey üremekti. Kutsal ve ulaşılmaz…
Üremeye, doğan bebeklere dair destanlar yaratılmıştı. Eski söylenceler güncellenip değiştirilerek özünde bir bebeğin doğuşu ve üretkenlik olanlar güçlendirilip aktarılmaya devam edilmiş, böyle bir içeriği olmayanlar da değişime uğratılarak güncellenmişti.
Dünyada bilinen en genç kişi kadındı ve altmış dokuz yaşındaydı. Artık insanların klonları yapılmaya başlanmıştı ama çok çabuk öldükleri için bu bir çözüm sayılmazdı. Yine de bu teknoloji üzerinde son hızla çalışmaktaydılar. Dini hassasiyetler de ortadan kalkmıştı. Önemli olan insanlığı öyle ya da böyle devam ettirmekti. Gerçi bu durumun insanlığa ceza olsun diye tanrı tarafından gönderildiğini ileri sürenler olmuştu elbette. Olmasaydı tuhaf olurdu ama bu insanlar bir şekilde umursanmamış, susturulmuştu.
Artık ölümlerden sonra ciddi yaslar tutulmaya başlanmıştı. Öyle ki, bir ülkede olan bir ölüm dünya çapında duyuluyordu ve bu ölüme herkes yas tutuyordu.
Bir gün, o altmış dokuz yaşında olan kadının rahmine, nasıl olduysa bir çocuk düştü. Baba önemli değildi. O artık insanlığın çocuğu, annesi insanlığın annesi olmuştu.
Çocuk büyüdü. Artık bir gençti. Tüm dünyanın şımarttığı, bir tek parmağında dünyayı oynatan bir genç olmuştu artık. Şımarık sözcüğü masum kalmıştı onun olduğu şey karşısında. Hiçbir kralın, imparatorun olmadığı kadar nüfuzluydu. Ta ki bir gün intihar edene kadar…