Hoş Geldiniz
Alanıma hoş geldiniz. Burada bulunan hikâyelere isim koymak yerine onları yazdığım günün tarihiyle belirtmeyi uygun buldum.
Canınız sıkıldığında her zaman değişen rastgele bir hikayemi okumaya ne dersiniz? Bazen insan sıkışıyor, yeni bir bakış açısına ihtiyaç duyuyor. Bunun için kitapların sayfalarını rastgele açmak, niyet çekmek, zar atmak gibi farklı herhangi bir şey yapmak isteyebiliyor. Siz de hikâyelerimi rastgele karıştıracağınız takvim yapraklarındaymış gibi hayal edip bu sayfayı yenileyebilirsiniz, her yenilemede başka bir hikâye...
Üstelik "Kim bu insan?" sorusunun yanıtı da olabilir bu hikâyeler. Bir insanın yaptıkları o insanın ta kendisidir çünkü.
Eğer bu hikâyelerin her defasında yenilendiği bağlantıyı favorilerinize eklemek isterseniz işte burada:
Menüden son yazılarıma ulaşabilirsiniz.
Aşağıdaki Telegram ya da WhatsApp kanallarıma katılıp yeni yazdığım hikâyelerin sıcak sıcak telefonlarınıza iletilmesini de sağlayabilirsiniz.
İsimsiz Hikayeler Telegram Kanalı İsimsiz Hikayeler WhatsApp Kanalıİlk e-kitabımı ücretsiz olarak indirip okumak isterseniz Dijital kitaplar'dan indirin.
"Vızıltı Flüt Islık İndir"Bu da Kitap Yurdu'ndan satın alabileceğiniz ilk romanım:
Rastgele Hikâye:
04.01.2023
Penceremin karşısındaki ağacın pencereme bakan dalında duruyordu. Her nedense tamamen ona odaklanmıştım. Vücudunun her kıpırtısına… Kanat seslerini kulağımın dibindeymiş gibi yakından duyuyordum. Kendimi kurtarmak için arkamı döndüm. Sonra geri dönüp camı sertçe kapadım. Zihnimde bir ses duydum tam o an:
“Fırsatı kaçırdın! Oysa sana bir karga olma fırsatı verecektim. Buradan uçup gidecektin. İstediğin yere…”
Camı tekrar açtım. Karga oradaydı. Gözlerinin içine bakıp bekledim.
“Peki,” dedi ses ve…
Bir kargaydım artık. Penceremdeki çaresiz gözlerimle kendim olmayan bana bakıyordum. Benim hatalarımın sorumluluğunu bu karga mı alacaktı yani! Onunla yer değiştirmiş olmalıydık.
“Evet,” dedi. Ses gamsızdı. Ben de öyle olmaya karar verdim. Bu fırsatı kaçıramazdım. Bir kargayken hata yapamazdım herhâlde değil mi? Hem karga anlayamayacaktı ona ne olduğunu. Bense bir karganın vücuduna sahip olmuş bir insanken onu çok daha iyi değerlendirecektim.
Uçtum…
Bu kez de bir kafesteydim. Bir kargayken de hata yapabiliyormuş insan, anlamıştım.
Hem de aynı hatayı yapmıştım.
Üçüncü kez…
Başkasının malına, vücuduna ve bir kez daha malına göz dikmiştim. Bir karganın vücudunu çalacak kadar alçalmıştım. Bilinmez bir suç ortağım olsa da suçu ben işlemiştim.
Aniden zihnimde konuşan iki ses işittim. Birbirleriyle konuşuyor, beni yok sayıyorlardı. Seslerin ikisi de devasa, birisi aşinaydı.
“Ben sana demiştim! Hiçbir şey fark etmeyecek! Hep aynı hata! Hep aynı hatayı yapıyorlar.! Çağlar boyunca!”
“Belki cezalandırılırsa…”
“Fark etmeyecek! Fark etmeyecek! Onları hiç yaratmamalıydım!”