Hoş Geldiniz
Alanıma hoş geldiniz. Burada bulunan hikâyelere isim koymak yerine onları yazdığım günün tarihiyle belirtmeyi uygun buldum.
Canınız sıkıldığında her zaman değişen rastgele bir hikayemi okumaya ne dersiniz? Bazen insan sıkışıyor, yeni bir bakış açısına ihtiyaç duyuyor. Bunun için kitapların sayfalarını rastgele açmak, niyet çekmek, zar atmak gibi farklı herhangi bir şey yapmak isteyebiliyor. Siz de hikâyelerimi rastgele karıştıracağınız takvim yapraklarındaymış gibi hayal edip bu sayfayı yenileyebilirsiniz, her yenilemede başka bir hikâye...
Üstelik "Kim bu insan?" sorusunun yanıtı da olabilir bu hikâyeler. Bir insanın yaptıkları o insanın ta kendisidir çünkü.
Eğer bu hikâyelerin her defasında yenilendiği bağlantıyı favorilerinize eklemek isterseniz işte burada:
Menüden son yazılarıma ulaşabilirsiniz.
Aşağıdaki Telegram ya da WhatsApp kanallarıma katılıp yeni yazdığım hikâyelerin sıcak sıcak telefonlarınıza iletilmesini de sağlayabilirsiniz.
İsimsiz Hikayeler Telegram Kanalı İsimsiz Hikayeler WhatsApp Kanalıİlk e-kitabımı ücretsiz olarak indirip okumak isterseniz Dijital kitaplar'dan indirin.
"Vızıltı Flüt Islık İndir"Bu da Kitap Yurdu'ndan satın alabileceğiniz ilk romanım:
Rastgele Hikâye:
29.05.2019
“Artık…”
Bu kelime, başlamak için ne kadar da elverişsiz…
Artık baldıran zehri işlerini görmüyordu o büyük güçlerin. O milattan önce işe yaramıştı ancak. Ya da panzerler… O da çok değil, yirmi yıl önce miyadını doldurmuştu.
Şimdi insanlar baldıran zehriyle öldürülmüyor, dolayısıyla harcanmıyordu. Panzerlerle yaralanmıyor, yani malın bir kısmı bile israf edilmiyordu.
Artık her şeyleri, organ ve kanları bile değerlendiriliyordu.
Nasıl mı?
Onu da miyadı dolduktan sonra açıklamak en iyisi olacak bir sonraki şafağı görebilmem için.
İnandınız mı? Bir şeyler bilsem öylece söylerdim ve öylece, diğer öylece edilen lafların arasına kaynar giderdi. Bu değil midir bir gerçeği kamufle etmenin yolu?