Hoş Geldiniz
Alanıma hoş geldiniz. Burada bulunan hikâyelere isim koymak yerine onları yazdığım günün tarihiyle belirtmeyi uygun buldum.
Canınız sıkıldığında her zaman değişen rastgele bir hikayemi okumaya ne dersiniz? Bazen insan sıkışıyor, yeni bir bakış açısına ihtiyaç duyuyor. Bunun için kitapların sayfalarını rastgele açmak, niyet çekmek, zar atmak gibi farklı herhangi bir şey yapmak isteyebiliyor. Siz de hikâyelerimi rastgele karıştıracağınız takvim yapraklarındaymış gibi hayal edip bu sayfayı yenileyebilirsiniz, her yenilemede başka bir hikâye...
Üstelik "Kim bu insan?" sorusunun yanıtı da olabilir bu hikâyeler. Bir insanın yaptıkları o insanın ta kendisidir çünkü.
Eğer bu hikâyelerin her defasında yenilendiği bağlantıyı favorilerinize eklemek isterseniz işte burada:
Menüden son yazılarıma ulaşabilirsiniz.
Aşağıdaki Telegram ya da WhatsApp kanallarıma katılıp yeni yazdığım hikâyelerin sıcak sıcak telefonlarınıza iletilmesini de sağlayabilirsiniz.
İsimsiz Hikayeler Telegram Kanalı İsimsiz Hikayeler WhatsApp Kanalıİlk e-kitabımı ücretsiz olarak indirip okumak isterseniz Dijital kitaplar'dan indirin.
"Vızıltı Flüt Islık İndir"Bu da Kitap Yurdu'ndan satın alabileceğiniz ilk romanım:
Rastgele Hikâye:
10.10.2018
İnsanlara içten bir şekilde güzel bir tek söz söyledim mi hatırlamıyorum. Oysa bazen… O kadar çok söylemek istiyorum ki… ama sözler gelip gelip boğazımda düğümleniyor ve büyüyor… Büyüyor… O kadar çok büyüyor ki, boğazım daralıyor, bir yerden fışkırmaya çalışırken ülserleşip kabuk bağlıyor. Sonra da irinleşip kötü sözler halinde patlayıveriyor.
Neden böyle oluyor?
Herkes birbirine güzel sözler söyleyebilirken; ben neden bu en doğal şeyi yapamıyorum?
Şimdi aklınızdan hemen çocukluğuma inmek geldi değil mi? İnin bakalım…
Çocukluğumda insanlar bana oldukça ikna olduğum güzel sözler söylerdi. Dengeli olarak… Yeri geldikçe eleştirirlerdi de. Ya da kötü sözler…
Yani, diğerlerinden farklı bir çocukluk yaşadığımı hiç sanmıyorum. Peki neden, neden böyleyim ben? Neden insanlara iyi, onları ve beni mutlu edebilecek sözler söyleyemiyorum? Bir şey oluyor ve ben her daim, her daim sözü olumsuzundan alıyorum. Oysa bana çocukluğumda bu denli bir konuşma tarzıyla laf eden kimse olmadı hayatımda.
Oysa onlardan, büyük ihtimalle korkudan, bazen de; sevilme, onaylanma isteğinden ileri gelse de; hep iyi şeyler duyuyorum. Hatta, bazen içten bile oluyor. Çok nadiren…
Acaba beynim yanlış mı çalışıyor?
Evet evet… Bir doktora gidemem bunun için… Ama belki bir sinirbilimci? Bir taramaya tabi tuttursam beynimi?
Param bol nasılsa. Yurt dışına çıkabilirim ve bu işi en iyisine yaptırabilirim.
Yok… Beynimde hiçbir şey yokmuş…
Psikolojik bir şey olsa gerek… Belki de korkak olduğumdan…
Belki de… İnsan sevgimde bir eksiklik olduğundandır.
Öyle olsa neden o kadar çaba harcayayım ki?
Yolda bir bağırışın desteklediği bir el işaretiyle durduruluyorum…
Bir kadın… Bana küfrediyor…
Sebepsiz bir şekilde hem de… Şu falcı kadınlardan…
Ağza almadık küfürler ediyor.
Yepyeni çeşitlemeler öğrenebilirsiniz bu küfürlerden. Oldukça ilham verici.
İnanın, zevkle dinliyorum!
…
Kadın bir an duraksıyor…
Ve ben, biriktirdiğim tüm güzel sözleri, saatlerce, ona teker teker söylüyorum.