Hoş Geldiniz
Alanıma hoş geldiniz. Burada bulunan hikâyelere isim koymak yerine onları yazdığım günün tarihiyle belirtmeyi uygun buldum.
Canınız sıkıldığında her zaman değişen rastgele bir hikayemi okumaya ne dersiniz? Bazen insan sıkışıyor, yeni bir bakış açısına ihtiyaç duyuyor. Bunun için kitapların sayfalarını rastgele açmak, niyet çekmek, zar atmak gibi farklı herhangi bir şey yapmak isteyebiliyor. Siz de hikâyelerimi rastgele karıştıracağınız takvim yapraklarındaymış gibi hayal edip bu sayfayı yenileyebilirsiniz, her yenilemede başka bir hikâye...
Üstelik "Kim bu insan?" sorusunun yanıtı da olabilir bu hikâyeler. Bir insanın yaptıkları o insanın ta kendisidir çünkü.
Eğer bu hikâyelerin her defasında yenilendiği bağlantıyı favorilerinize eklemek isterseniz işte burada:
Menüden son yazılarıma ulaşabilirsiniz.
Aşağıdaki Telegram ya da WhatsApp kanallarıma katılıp yeni yazdığım hikâyelerin sıcak sıcak telefonlarınıza iletilmesini de sağlayabilirsiniz.
İsimsiz Hikayeler Telegram Kanalı İsimsiz Hikayeler WhatsApp Kanalıİlk e-kitabımı ücretsiz olarak indirip okumak isterseniz Dijital kitaplar'dan indirin.
"Vızıltı Flüt Islık İndir"Bu da Kitap Yurdu'ndan satın alabileceğiniz ilk romanım:
Rastgele Hikâye:
27.03.2019
Kahve içmek ister miydi ha?
Hem de o…
Genç kadının yüzüne bakakaldı. Böyle şeyleri erkekler söylememeli miydi? Gerçi, ona kalsa ağzını bile açmazdı ya… Çekingen olduğundan değil de; gerek duymadığından herhalde…
O, tecavüz etmeyi severdi. Zorla olsun isterdi. Kimsenin onu kendi rızasıyla sevemeyeceğini düşünmesinden mi?
Kendisini bir türlü sevemediğinden mi?
Kendisini sevemediği için başkasının da onu sevmemesini temin etme ihtiyacından, daha doğrusu itkisinden mi?
Şimdi de; genç bir kadın onu kahve içmeye çağırıyordu.
Kabul etti…
Gittiler, sessizlik eşliğinde bir fincan kahve içtiler. Kadın da konuşmuyor, boyuna onun yüzüne bakıyordu. Bir şey arar gibi… Bir şey bulmuş gibi…
O ise şaşkındı. Konuşmamak işine geliyordu. Bir kelime söyler de her şeyi mahveder diye ödü patlıyordu.
“Yavru köpekleri sever misin?”
Kadının bu sorusuyla afalladı. Evet, severdi yavru köpekleri.
Bir konuşmanın başlangıcı sanıp hem mutlu olmuş, hem de korkmuştu. Ne var ki susmuştu kadın. Devam etmemişti.
“Aşık olmak ister miydin?”
Etrafına baktı. Gerçekten bu soru kendisinden mi çıkmıştı? Soruyu sorduktan sonra fark etti ne kadar çok istediğini aşık olmayı. Sonra, korktuğunu ayrımsadı. Aşktan sonra gelecek olan vicdan azaplarından…
Ve bunu ona, kadına söylediğini, söyledikten sonra fark etti.
Yaptığı her şeyi anlatmaya karar verip; o kararı uygulayıverdi. Aslında uygulayıvermedi. Uygulamaya çabaladı. Uygulayıverecek kadar kısa değildi anlatacakları.
Sessizlik kirlenmişti işte. Kendi elleriyle, kendi ağzıyla kirletmişti sessizliği. Bir tek cinsel organı eksikti bu kez.
Kadının bir bakışının temizleyemeyeceği kadar kirletememişti fakat. Onu da o bakıştan sonra anlamıştı.