Hoş Geldiniz
Alanıma hoş geldiniz. Burada bulunan hikâyelere isim koymak yerine onları yazdığım günün tarihiyle belirtmeyi uygun buldum.
Canınız sıkıldığında her zaman değişen rastgele bir hikayemi okumaya ne dersiniz? Bazen insan sıkışıyor, yeni bir bakış açısına ihtiyaç duyuyor. Bunun için kitapların sayfalarını rastgele açmak, niyet çekmek, zar atmak gibi farklı herhangi bir şey yapmak isteyebiliyor. Siz de hikâyelerimi rastgele karıştıracağınız takvim yapraklarındaymış gibi hayal edip bu sayfayı yenileyebilirsiniz, her yenilemede başka bir hikâye...
Üstelik "Kim bu insan?" sorusunun yanıtı da olabilir bu hikâyeler. Bir insanın yaptıkları o insanın ta kendisidir çünkü.
Eğer bu hikâyelerin her defasında yenilendiği bağlantıyı favorilerinize eklemek isterseniz işte burada:
Menüden son yazılarıma ulaşabilirsiniz.
Aşağıdaki Telegram ya da WhatsApp kanallarıma katılıp yeni yazdığım hikâyelerin sıcak sıcak telefonlarınıza iletilmesini de sağlayabilirsiniz.
İsimsiz Hikayeler Telegram Kanalı İsimsiz Hikayeler WhatsApp Kanalıİlk e-kitabımı ücretsiz olarak indirip okumak isterseniz Dijital kitaplar'dan indirin.
"Vızıltı Flüt Islık İndir"Bu da Kitap Yurdu'ndan satın alabileceğiniz ilk romanım:
Rastgele Hikâye:
16.12.2020
“Zamansız bakabilmek mümkün müdür dersin?”
“Neye bakacaksın zamansız?”
Bu soru gibi görünüp bıkkınlık bildiren cümlesine aldırmayıp bunu gerçekten sorduğunu varsayarak cevapladım.
“Her şey olabilir. Beni üzen bir şeye, o çok eskiden olmuş gibi baksam mesela…”
“Eee, zamansız bakmıyorsun ki o zaman, kendi uydurduğun bir zamanla bakıyorsun. Yapabilirsen tabii.”
“Yapamaz mıyım?”
“Yaparsın da… Neden yapasın?”
“Acı çekmemek için…”
“Yazık…”
Arkasını dönüp gittiğinde, tekrar konuşmasının imkânsız olduğunu bilecek kadar tanıyordum onu.
Bunu söylemesinin sebebini kendim bulmam gerekiyordu.
Ama bu da acı çekmenin bir başka versiyonu değil miydi? Bana arkasını dönmediği bir zamanı düşünmek imkânsızsa ondan vazgeçmek mi daha iyiydi?
Zaten varlığı bir yerlerimi acıtan birisiyle ne işim vardı ki?