Hoş Geldiniz
Alanıma hoş geldiniz. Burada bulunan hikâyelere isim koymak yerine onları yazdığım günün tarihiyle belirtmeyi uygun buldum.
Canınız sıkıldığında her zaman değişen rastgele bir hikayemi okumaya ne dersiniz? Bazen insan sıkışıyor, yeni bir bakış açısına ihtiyaç duyuyor. Bunun için kitapların sayfalarını rastgele açmak, niyet çekmek, zar atmak gibi farklı herhangi bir şey yapmak isteyebiliyor. Siz de hikâyelerimi rastgele karıştıracağınız takvim yapraklarındaymış gibi hayal edip bu sayfayı yenileyebilirsiniz, her yenilemede başka bir hikâye...
Üstelik "Kim bu insan?" sorusunun yanıtı da olabilir bu hikâyeler. Bir insanın yaptıkları o insanın ta kendisidir çünkü.
Eğer bu hikâyelerin her defasında yenilendiği bağlantıyı favorilerinize eklemek isterseniz işte burada:
Menüden son yazılarıma ulaşabilirsiniz.
Aşağıdaki Telegram ya da WhatsApp kanallarıma katılıp yeni yazdığım hikâyelerin sıcak sıcak telefonlarınıza iletilmesini de sağlayabilirsiniz.
İsimsiz Hikayeler Telegram Kanalı İsimsiz Hikayeler WhatsApp Kanalıİlk e-kitabımı ücretsiz olarak indirip okumak isterseniz Dijital kitaplar'dan indirin.
"Vızıltı Flüt Islık İndir"Bu da Kitap Yurdu'ndan satın alabileceğiniz ilk romanım:
Rastgele Hikâye:
21.12.2017
Bir dolapta duruyordu maket. Ne zamandır bir uçak maketiyle uğraşıyordum. İşten sonra uğraştığımdan pek hızlı ilerleyemiyordum. Neler yapmamıştım ki! Evler, parklar, arabalar, tapınaklar, okullar, kütüphaneler…
yaptığım bu maketleri bu iş için özellikle boş bıraktığım bir odada bulunduruyordum. Özel raflar yapmıştım onlar için duvarlara. Bu uçağı tavana asacaktım. Diğer uçaklara yaptığım gibi. Küçük bir havuzum da vardı gemiler için.
Maket bitmek üzereydi. Hatta bugün biterdi.
…
Bitmişti.. Bir gün sonra bitmişti ama.
Ertesi gün, ev alışverişi için pazara gitmem gerekiyordu. Yine iş çıkışında halletmeyi düşünüyordum.
Pazarda bir adam çiçek coşturan su satmaktaydı. Onu daha önce de görmüştüm. Adam ısrarla bu suyun bir damlasının dahi tüm canlıların canlarına can kattığından; hatta cansızların bile canlandığından bahsediyordu gülerek.
Evde çiçeklerim olduğundan biraz aldım.
Eve gittiğimde, içimdeki muzip kurt, adamdan etkilenmiş olsa gerek, beni bu sıvıdan biraz maketlere damlatmam için dürttü. Ben de kurdumu kırmayıp azar azar damlattım.
Ertesi gün evde fısıltılar ve tıkırtılarla uyanmıştım. Uçaklara, evlere, gemilere, yaptığım her makete bir sürü canlı figür yapıp koyardım. Gemilere tayfa ve bazılarına yolcu, uçaklara ve arabalara, evlere ve okullara da… Bahçelere ve parklara bitki ve hayvanlar da yapardım.
İşte bu sıvı, hepsini canlandırmış, adeta onlara ruh vermişti.
Konuştuklarını anlayabiliyor, bazılarıyla konuşabiliyordum bile.
Eh, en azından artık yalnız olmayacaktım…