Hoş Geldiniz
Alanıma hoş geldiniz. Burada bulunan hikâyelere isim koymak yerine onları yazdığım günün tarihiyle belirtmeyi uygun buldum.
Canınız sıkıldığında her zaman değişen rastgele bir hikayemi okumaya ne dersiniz? Bazen insan sıkışıyor, yeni bir bakış açısına ihtiyaç duyuyor. Bunun için kitapların sayfalarını rastgele açmak, niyet çekmek, zar atmak gibi farklı herhangi bir şey yapmak isteyebiliyor. Siz de hikâyelerimi rastgele karıştıracağınız takvim yapraklarındaymış gibi hayal edip bu sayfayı yenileyebilirsiniz, her yenilemede başka bir hikâye...
Üstelik "Kim bu insan?" sorusunun yanıtı da olabilir bu hikâyeler. Bir insanın yaptıkları o insanın ta kendisidir çünkü.
Eğer bu hikâyelerin her defasında yenilendiği bağlantıyı favorilerinize eklemek isterseniz işte burada:
Menüden son yazılarıma ulaşabilirsiniz.
Aşağıdaki Telegram ya da WhatsApp kanallarıma katılıp yeni yazdığım hikâyelerin sıcak sıcak telefonlarınıza iletilmesini de sağlayabilirsiniz.
İsimsiz Hikayeler Telegram Kanalı İsimsiz Hikayeler WhatsApp Kanalıİlk e-kitabımı ücretsiz olarak indirip okumak isterseniz Dijital kitaplar'dan indirin.
"Vızıltı Flüt Islık İndir"Bu da Kitap Yurdu'ndan satın alabileceğiniz ilk romanım:
Rastgele Hikâye:
13.05.2022
Çocukluğuna ait hatırladığı ilk şey vazelin kokusuydu. Annesi çok severdi vazelin sürmesini. Elleri çabuk çatladığından ve en ucuz krem olduğundan bunu kullanırdı. Bir gün, yine annesinin dolabında olan bir pamuk poşetinden biraz pamuk koparıp vazeline bulamıştı. Elindeki pamuğa bulanmış vazelinin cıvıklığı o kadar hoşuna gitmişti ki…
Hep bir avuç vazelin ve biraz pamukla oynamaya başlamıştı. Onu top şeklinde şekillendirip ellerinde oynamak çok hoşuna giderdi. Bazen küçük, kaba hatlı bebekler yapardı. Hatta onlara “Topik,” demeye başlamış, bu annesiyle arasında bilinir bir sözcük hâline gelmişti.
Sonra bir gün çakmağı keşfetmişti. Mutfak çakmağının güvenli uzun başıyla kendisine zarar vermeden her şeyi yakacağını sanmıştı.
Topikleriyle oynarken kötü bir şey yapmış bir topiğini sözde biraz yakarak cezalandıracaktı. Oysa öyle olmamıştı. Topikler çok güzel yanmışlardı. Seyretmeye doyamamıştı. Ev yanmış, evden sadece o kurtulabilmişti çünkü annesi ve apartman sakinleri uyuyorlardı. Her şey çok kısa bir sürede olmuştu hem. O bile çok zor kaçabilmişti. Annesini kaldırmak aklına bile gelmemişti çünkü kaçacağı dakikaları topiklerin yanışıyla nasıl kocaman bir yangın başlatışını seyretmekle harcamıştı.
İşte bu içindeki piromani hastasını ortaya çıkarmıştı. Artık götürüldüğü yetimhanelerde hep yangın çıkıyordu. Topikleriyle oynamaktan hiç vazgeçmemişti. Ama hiç yakalanmamıştı da.
Büyümüş, bir markette çalışmaya başlamıştı.
Malları yerleştirirken pamuk kolisini forkliftle taşırken yırtmıştı. Pamuklar yere dökülmüştü. Gece yarısı olduğu için hiç kimse görmeden pamuk poşetlerini teker teker yırtmış, marketteki vazelinleri açmış ve kocaman topikler yapmıştı. Sonra da bir çakmak atımı…
Bu kez marketten çıkmamış, yanarlarken topiklerine sonuna kadar eşlik etmek istemişti.