Hoş Geldiniz
Alanıma hoş geldiniz. Burada bulunan hikâyelere isim koymak yerine onları yazdığım günün tarihiyle belirtmeyi uygun buldum.
Canınız sıkıldığında her zaman değişen rastgele bir hikayemi okumaya ne dersiniz? Bazen insan sıkışıyor, yeni bir bakış açısına ihtiyaç duyuyor. Bunun için kitapların sayfalarını rastgele açmak, niyet çekmek, zar atmak gibi farklı herhangi bir şey yapmak isteyebiliyor. Siz de hikâyelerimi rastgele karıştıracağınız takvim yapraklarındaymış gibi hayal edip bu sayfayı yenileyebilirsiniz, her yenilemede başka bir hikâye...
Üstelik "Kim bu insan?" sorusunun yanıtı da olabilir bu hikâyeler. Bir insanın yaptıkları o insanın ta kendisidir çünkü.
Eğer bu hikâyelerin her defasında yenilendiği bağlantıyı favorilerinize eklemek isterseniz işte burada:
Menüden son yazılarıma ulaşabilirsiniz.
Aşağıdaki Telegram ya da WhatsApp kanallarıma katılıp yeni yazdığım hikâyelerin sıcak sıcak telefonlarınıza iletilmesini de sağlayabilirsiniz.
İsimsiz Hikayeler Telegram Kanalı İsimsiz Hikayeler WhatsApp Kanalıİlk e-kitabımı ücretsiz olarak indirip okumak isterseniz Dijital kitaplar'dan indirin.
"Vızıltı Flüt Islık İndir"Bu da Kitap Yurdu'ndan satın alabileceğiniz ilk romanım:
Rastgele Hikâye:
24.02.2020
Bir sürü tuğla dizilmişti. Onların kimin olduğunu, ne işe yaradığını bilmeden yerden alıp alıp atmaya başladı. Kırılıyor, kırılıyordu teker teker. Hepsi paramparça olmuştu. Onların ortalarında, büyük parçaları, tekrar atıp parçalamak için aranırken bir adam geldi ve onu gördü. Adam iri yarıydı. Onun altı-yedi katıydı.
“Ne yaptın! Bu tuğlaların hepsini sen mi parçaladın!” demişti gözlerini patlatarak.
“Evet, daha var mı?”
Çocuğun yüzündeki ifadeyi bu durumdan zarar görmemiş birisi olsa kesinlikle çok sevimli bulurdu. Oysa adam titremeye başlamıştı kızgınlıktan.
“Bu tuğlalarla bir duvar örülecekti! Sen ne yaptın? Baban kim?”
Durumun vahametini anlamıştı şimdi.
“Duvar mı? Ev duvarı gibi mi? Ama olamaz ki, neden bu duvarlar çat diye kırılan şeylerle yapılıyor?”
Adamın verecek cevabı yoktu.