Hoş Geldiniz
Alanıma hoş geldiniz. Burada bulunan hikâyelere isim koymak yerine onları yazdığım günün tarihiyle belirtmeyi uygun buldum.
Canınız sıkıldığında her zaman değişen rastgele bir hikayemi okumaya ne dersiniz? Bazen insan sıkışıyor, yeni bir bakış açısına ihtiyaç duyuyor. Bunun için kitapların sayfalarını rastgele açmak, niyet çekmek, zar atmak gibi farklı herhangi bir şey yapmak isteyebiliyor. Siz de hikâyelerimi rastgele karıştıracağınız takvim yapraklarındaymış gibi hayal edip bu sayfayı yenileyebilirsiniz, her yenilemede başka bir hikâye...
Üstelik "Kim bu insan?" sorusunun yanıtı da olabilir bu hikâyeler. Bir insanın yaptıkları o insanın ta kendisidir çünkü.
Eğer bu hikâyelerin her defasında yenilendiği bağlantıyı favorilerinize eklemek isterseniz işte burada:
Menüden son yazılarıma ulaşabilirsiniz.
Aşağıdaki Telegram ya da WhatsApp kanallarıma katılıp yeni yazdığım hikâyelerin sıcak sıcak telefonlarınıza iletilmesini de sağlayabilirsiniz.
İsimsiz Hikayeler Telegram Kanalı İsimsiz Hikayeler WhatsApp Kanalıİlk e-kitabımı ücretsiz olarak indirip okumak isterseniz Dijital kitaplar'dan indirin.
"Vızıltı Flüt Islık İndir"Bu da Kitap Yurdu'ndan satın alabileceğiniz ilk romanım:
Rastgele Hikâye:
18.01.2020
Karanlığın ortasında iki eflatun ışıltı ilişti gözlerimi açtığım anda. Toprak bir zeminde, pürüzsüz bir kayayı yastık yaparak uyumuştum. Örtü niyetine de çocukluğundan beri üzerime örttüğüm battaniyeyi örtmüştüm. Nereye gidersem gideyim götürürdüm onu. O olmadan mümkün değil uyuyamıyordum çünkü. Canım sıkıldığında çadırsız kamplara giderdim ve gittiğim her defasında ruhen kendime gelmiş, bedenense şifayı kapmıştım. Hastalığım en fazla bir hafta sürdüğünden ve ruh sağlığıma uzun vadede iyi geldiğinden bu tür kamplara gitmeye devam etmiştim. Arayı git gide uzatarak…
İlk defa böyle bir ışığa rastlamıştım. İki eflatun ışık… Eflatun göz olabilse, ancak iki gözün olabileceği kadar yakın ve tıpkı kedigil bir hayvanın gözünün olabileceği kadar parlaktı.
Ardından, yer yer birkaç çift kedi gözüne daha rastladım.
Karanlığa gözlerim alışınca, birkaç kedi yavrusunun boğuştuğunu, eflatun gözlü, cılız bir kedinin de gözlerinde ancak benim anlayabileceğim bir hasretle, onları izlediğini görebildim.