Hoş Geldiniz
Alanıma hoş geldiniz. Burada bulunan hikâyelere isim koymak yerine onları yazdığım günün tarihiyle belirtmeyi uygun buldum.
Canınız sıkıldığında her zaman değişen rastgele bir hikayemi okumaya ne dersiniz? Bazen insan sıkışıyor, yeni bir bakış açısına ihtiyaç duyuyor. Bunun için kitapların sayfalarını rastgele açmak, niyet çekmek, zar atmak gibi farklı herhangi bir şey yapmak isteyebiliyor. Siz de hikâyelerimi rastgele karıştıracağınız takvim yapraklarındaymış gibi hayal edip bu sayfayı yenileyebilirsiniz, her yenilemede başka bir hikâye...
Üstelik "Kim bu insan?" sorusunun yanıtı da olabilir bu hikâyeler. Bir insanın yaptıkları o insanın ta kendisidir çünkü.
Eğer bu hikâyelerin her defasında yenilendiği bağlantıyı favorilerinize eklemek isterseniz işte burada:
Menüden son yazılarıma ulaşabilirsiniz.
Aşağıdaki Telegram ya da WhatsApp kanallarıma katılıp yeni yazdığım hikâyelerin sıcak sıcak telefonlarınıza iletilmesini de sağlayabilirsiniz.
İsimsiz Hikayeler Telegram Kanalı İsimsiz Hikayeler WhatsApp Kanalıİlk e-kitabımı ücretsiz olarak indirip okumak isterseniz Dijital kitaplar'dan indirin.
"Vızıltı Flüt Islık İndir"Bu da Kitap Yurdu'ndan satın alabileceğiniz ilk romanım:
Rastgele Hikâye:
19.06.2025
Yapacak bir işi yoktu. Çok sıkılıyordu. Onun için de her defasında birisini mercek altına alıyor, onu iyice inceliyor, çoğu zaman canından bezdirene kadar uğraşıyordu onunla.
Sonra bir başkasına geçiyordu.
Bu kez hedefi yan dükkanı bir parfümeri olarak kiralayan kadındı. Kendi hâlinde bir kadıncağızdı. Doldurma parfüm satar, kimseye bulaşmaz, etrafındaki muhabbete karışmazdı.
Ama Sülük Salo’nun radarına takılmıştı bir kere.
Kanı damak tadına uygun bulmadığı için kan emmezdi Salo. Ama tıpkı bir sülük gibi insanın canını emmeyi iyi bilirdi vesselam, çok iyi bilirdi.
Bu kadıncağızın da canını emmeye başladı. Önce bir yer buldu, zayıf bir nokta. Kadın köpekleri sevmiyordu. Özellikle şu küçük, her yere girebilecek özgürlüğü olan köpekleri.
Bunu onu takip ederken bir dükkandaki köpeğe bakışlarından anlamıştı. İnsanın zayıf noktasının kokusunu almayı iyi bilirdi.
Sülük Salo, derhal zayıf noktayı hafifçe deldi ve yapışıverdi.
Dükkana bir köpek aldı. Dahası, köpeği kadının dükkanına alıştırdı.
Kadın önce konuşmayı denedi. Ne bilsin Salo’nun insan kılığına girmiş, kulaksız bir sülük olduğunu, Salo dinlemedi.
Sonra köpekle konuştu. Köpek dinledi ama Salo’yu daha iyi dinlemeliydi. Ne de olsa oydu yemeğini suyunu veren. Sürü lideri oydu. Köpek de Salo’nun özündeki sülüğün kokusunu almıyordu.
Sonra kadın kabullendi. Köpeğe alışıverdi. Kadın alıştıkça Salo köpeği daha az sevdi.
Bir zaman sonra herkes o köpeğin kadının olduğunu sanır oldu. Kadın ve köpek bile, Salo’yu unuttu.