05.01.2020

Bir radyo tasarlamıştı gençken. Radyo programlarına doğrudan katılıp söyledikleri bir şeye karşılık verebilmek için. Radyoya bağlanıyor, saniyeler içinde sözünü söyleyip çıkıyordu. Babaannesinden esinlenmişti. O da dizileri izlerken devamlı kafa ütülüyor, laf atıyordu oyunculara; ama onlar canlı yayınlanmadığından öyle bir şey yapamazdı. Bu aletin sadece onda olması ve sinyallerin izlenmesini engellemiş olmak çok büyük bir güç vermişti ona. Artık televizyonlara da girebiliyor, sesini değiştiren bir yazılım kullanarak söylemek istediklerini söyleyebiliyordu. Ekran karanlık oluyordu o zamanlar. Mesela haber bültenlerini sunan kişi bile görünmüyordu. O sözünü söyleyip bitirene ve yayından çıkana dek…
Söyleyecek çok sözü vardı. Çok…
Zaten o yüzden böyle bir cihazı icat etmek için bu denli çalışmıştı. Pek zeki bir insan sayılmazdı. Zeka testlerinde muhteşem puanlar almamıştı; ama söyleyecek sözleri ve onları söylemek için tutkusu vardı.
Yakalanması önemli değildi. Hem yakalansa da ne kadar söyleyebilse kâr sayılırdı.
O yakalandıktan sonra bir şekilde icat ettiği aleti taklit edenler çıkmış, onun gibi araya girenler türemişti. Beyinsizler…
Bir sürü beyinsiz…
Onların söyleyecekleri de vardı; ama belki bunun için çaba harcamadıklarından, hepsi fasaryaydı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir