05.03.2018

Birinci Bölüm

Dükkanda tek başıma, tezgahımın karşısındaki o masayla ne yapacağımı bilmez bir durumda kalakalmıştım. Kendi yaptığım masayla. Bana, sattığımın iki misli fiyatıyla geri satılan masayla. Gizli çekmeceleri olduğu söylenilen; ama aslında bakıp görememe rağmen kendimden şüphe ettiğim için satın alma gereğini duyduğum, kendi elimden çıktığını dahi anlayamadığım masayla…
Ucuz bir marangoz tarafından yapılsa kolayca kırılacak kadar kuvvetli bir tekme attım. Ayağım acısa da masaya bir şey olmamıştı. ben ucuz, mesleğine değer vermeyen bir adam değildim ki, salak bir adamdım sadece.
Masaya baktım. Gizli çekmece gömülebilir yerleri vardı aslında. Gururumu kurtarmanın, kendime saygı duymanın tek yolu, satıcının reklamını yaptığı gibi bir masa çıkartmaktı bu alelade masadan. Yani kehaneti gerçekleştirmek…
Ne demişti satıcı? Mekanik şifreli kilitler… Araştıracak ve tıpkı böyle kilitler yapacaktım. Gizli çekmeceler tamamdı zaten.


Defterden, bu masayı geri satan adamın adresini bulup; yaptığım masalardan birini, birkaç tane yapıp satabilmiştim, gönderdim.
Dediği gibi olmuştu. Gerçekten de ona verdiğim paranın onlarca mislini kazanmıştım ve kazanacaktım. Şu mekanik kilitleri yapmayı öğrenmek beni mesleki açıdan da geliştirmişti.
Ben, salak ama iyi bir marangozdum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir