08.07.2020

Keçi gibi kokuyordu. Yok yok, aslında bir keçiden çok daha kötü kokuyordu. Ahılda beklemiş onlarca keçinin kokusu onda birikmişti. Üstelik bir keçi kötü koktuğunu bilmezdi ki bunu düzeltebilsin. Zaten onun iletişim kurduğu canlılar da kendisi gibi koktuğundan bir sorun yoktu bir keçi için. Oysa bu adam için durum hiç de öyle değildi. Kötü koktuğunu bilmesine rağmen bunu düzeltmek için bir şey yapmıyordu. Sokakta yaşamamasına rağmen hem de.
Kötü kokan insanlardan hep korkmuştu. Ona göre kendilerine değer vermedikleri için onlardan her şey beklenirdi. Aslında bu kendi fikri değildi. Annesi böyle söylerdi hep. Kötü kokan insanlara o da kötü davranır, kendisine de onlardan uzak durmasını öğütlerdi.
Peki ya annesi gibiler, kendisi gibiler de bu insanların kendilerine değer vermemelerine çanak tuttuysa?
Yine de; adam çok kötü kokuyordu ve o buna dayanamıyordu. Ondan uzaklaşmasına da imkân yoktu; çünkü aynı yerde çalışıyorlardı.
Bir gün adama bir kolonya bile vermesine rağmen anlamamıştı. Sadece ter koksa belki hormomlarıyla ilgili bir şey olduğunu düşünecekti; ama durum öyle değildi. Adam kirliydi. Yıkanmadığı için koktuğu belliydi.
Başka bir odaya gitmek için çabaladı; ama olmadı.
Ne kadar rahatsız olursa olsun, adama bir türlü koktuğunu söyleyemiyordu. Söylese bile işe yarar mıydı? Bilmiyor olamazdı değil mi?
Belki de; bir mektup yazsa…
Ertesi gün, kendi masasında, kendi el yazısıyla, koktuğunu söyleyen bir kâğıt bulmuştu.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir