12.11.2018

Geminin adı;
“Rastgele” idi.
Bu gemiye bindin mi, ne kaptan olurdun ne tayfa. Olasılıklardı mürettebatı ve her anda, bir olasılığın hakim olduğu her anda, değişirdi kaptanı. Yani bu gemide insan sadece küçük bir ayrıntı, tahta koltukları dolduracak popo sayısıydı. Kelle bile değil…
Gemiye bindiğin anda, koltuktan kalkmak dahi yasaktı. Özgürlük denen şey orada imkansız, hatta komikti.
Ama bir de gemi durdu mu… İşte o zaman, o zaman özgürleşirdin. Yavrularını uçurumdan iten bir ana kuş gibi iterdi seni gemi götürdüğü olasılığa. İter ve beklerdi. Sonsuz bir sabrı vardı. Bu olasılığı yaşadıktan sonra ona geri dönmeni beklerdi. Bazı yolcular orada kalmayı tercih ederdi ama bir kişi bile olsa mutlaka binerdi gemiye ve pupa olasılık!
Geminin sahibi yoktu; ama elbette onu yaratan birisi vardı.
Bu gemiyi yaratan, hayatının yirmi sekiz yılını, tüm gün bir değirmeni döndürmekle geçirmekle cezalandırılmış; cezasını efendisini öldürerek iptal eden bir köleydi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir