19.02.2019

Kaç yaşında olduğumu bilmiyorum ama şu milat denilen şeyden önce olduğu kesin. Sert bir şeyle kaplanmış olmasam bu kadar uzun süre boyunca tek parça kalamazdım. Nasıl kalacaktım ki, bir fiskede kırılabilen bir şeydim ben.
İnce bir dal. “Çöp” denilenlerden hani.
Ama… Sıradan bir çöp değil, tarihsel bir çöptüm. Şu Ezop’un şahit olduğu yaşlı adamın oğullarına göstermek için, kırılmasınlar diye bağladığı çöplerdendim.
Kırılmayan…
Keşke kırılsaydım. Sonra daha dayanıklı olmayı öğrenirdim belki de…
Şimdi sert bir malzemeyle kaplı, kırılgan ama dayanıklı bir şey oldum. O sert şeye bir zarar gelse, dayanıklı olmayı bilmediğim için üfleseler dağılırım.
Oysa yıllarca o bağlı olduğum çöplere, sırf kırılmamak için tahammül etmek zorunda kalmıştım. Yaşlı adam bizi birbirimizden ayırmayı unutmuştu çünkü. Ayrılamadığımız için kendi yollarına dahi gidemeyen, sırf kırılmamak için birbirlerine mahkum onlarca çöptük. Oysa kırılmamak için değil de birbirimizi sevdiğimiz için bağlansaydık…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir