19.03.2025

Çalma listemi karışık modda oynatıyorum. Onu, o şarkıyı bekliyorum ama bir türlü çalmıyor. O hiç bilmese de ikimizin şarkısını…
Zaten umutsuz bir sondan başka bir ihtimali olmayacak bir şeye dair bir şarkı çalsa ne olacak çalmasa…
Yine de…
Her şeyin sonu yok olmak değil midir?
Ama sonra…
Yeniden, başka şekilde de olsa doğmak…
Tamam işte. olası aşkımız daha kısa süre bile olsa, en azından birimizin yüreğinde bile olsa doğabilecekken neden olmasın? O şarkı neden çalmasın?
Sonraki şarkı…
Sonraki….
Bir sonraki…
Şarkı listesine de bakmıyorum ki, hangisinin çalacağını bilmemek oyunun bir parçası.
Yıllardır bir türlü unutamadım. Her an anımsamadım tabii, öyle olsa kalbim çoktan dururdu hiçbir şey yapmamanın ağırlığından.
Öyle bir yüktür ki bu, taşımak zorunda kalmanın mantıksızlığı, yükünüze yük eklese de bir şey yapmazsınız. Yapamazsınız. Çünkü…
O ağırlığı dengeleyen diğer ağırlıklar da vardır. Vücudunuzun sağ tarafında öylece durmaktadırlar. Doğduğunuzdan beri taşımasanız da bir şekilde yüklendiğiniz ağırlıklardır bunlar.
***
Sonraki…
Bir sonraki daha…
Anlaşılan çalmayacak. Böyle olmayacak.
O zaman…
Ben de…

Arama kısmına o şarkıyı yazıyor ve oynatıyorum.
Göğsüm genişliyor, ağırlıklarım hafifliyor.
Şarkı bitiyor…
Daha ağırlıklar belimi bükmeden…
Her şeyi duraklatıp telefonda, elmacık kemiğindeki çıplak tek yere dokunurcasına adına dokunuyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir