21.03.2025

Ağaçların, çiçeklerin, kuşların, arıların, toprağın bile olmadığı bu yerde her şeyi var etse de tüm bunları yok eden ateş var.
Ateş bu. Her şeyi yok eden o olsa da ona yürekte bile kötü şey hissedilemez ya da düşünülemez. Dumanlı kafayla bile…
Ateş bu, seni mahvetse bile ona kızılamaz.
O, asla suçlanamaz…
Cebimde taşıdığım ateşle canlı bir bitkiye ait ölü bir tomarı yaktım. Elimde bir tek o vardı. Ölü bir ottan yapılma bir rulo.
İnsanlar bana yarım akıllı diyorlardı. Benim tembel olduğumu söylüyorlardı. Bir otun, kuru bir otun doğasına ruhumu teslim ettiğimi söylüyorlardı.
Doğru diyorlardı. Her konuda haklıydılar.
Evet, ben yarım akıllıydım.
Çünkü geri kalan aklım toprakla, arılarla, o ulu ağaçlarla birlikte gitmiş, beni terk etmişti.
Evet, tembelin tekiydim.
Çünkü çalışmaya değer hiçbir şey kalmamıştı.
Kuru bir ota ruhumu teslim ettiğim de doğruydu.
Ruhum zayıftı ve mutlu olmak için o ota ihtiyacım vardı.
Ama yine de güçlüydüm.
Kendimi öldürmemiştim.
Her şeye rağmen.
Ve ateşe biraz bile olsun kızmıyordum.
Aslında hiç ummadığım kadar güçlüydüm.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir