Kategoriler
edebiyat Genel

21.04.2020

Hafif bir serinlik var sokakta; ama önümdeki duvarla yanlarımdaki apartman duvarları yüzünden bu harikulade havadan aldığım zevki eksik tadabildiğimi hissediyorum. Ne yazık ki burada onu beklemeye mecburum. Bu çıkmaz sokakta…
Önümdeki duvarın nereye ait olduğunu bilmiyorum; ama oldukça eski bir binanın parçası olsa gerek; çünkü duvarları oluşturan taşların araları bayağı ayrılmış, üflesem birbirlerinden vazgeçecek sanki herbiri. Hatta aralarında otlar büyümeye başlamış, onların kökleri de duvarı oluşturan taşların arasına nifak sokmaya çoktan başlamış, o eriten asitlerini salmadalar şimdi. Hatta şu aralar yapıyorlardır muhtemelen, ben onlara bakarken… Utanmadan…
Duvardan biraz daha uzaklaşıp bekleyişime devam ediyorum çaresiz. Bana bir şey verecek. Çok önemli olduğunu söyledi.
Kulağıma eğilirkenki sıcak nefesi bile yeterdi bu kadar beklememe; ama uyandırdığı merak yüzünden şikâyet etmeyi bile düşünmeden; bekliyorum böyle.
Ne verecek ki? Bir mektup mu? Ya da… Doğum günümün ne zaman olduğunu bile bilmiyor ki gecikmiş bir doğum günü hediyesi versin. Böyle düşünmem doğal; çünkü doğum günüm dündü. Mektup da nereden geldi aklıma? Onu düşünmek saçmalamaya başlamam için yetiyor zaten de; böyle aklımla oynayacak şeyler yapınca iyiden iyiye gidiyor akılcağızım.
‘Ha! Geldin mi?’
Biraz sağlam olabilsem, böyle bir soruyu soran birisinden etkilenmemem gerekiyordu ya, hormonlarıma söz geçiremiyorum işte, ne yaparsın. Arkamdan öyle yaklaşınca irkildim aptal gibi.
‘Evet…’
Bari bunu demeseydim!
‘Bak,’ diyor yüzünde bariz bir tereddütle. Biraz korkuyor sanki. Bir cümle sonra uçurumdan atlayacakmış gibi duvara tutunup eğiliyor.
‘Şuna bak…’
O aralarına nifak sokulmaya çalışılan duvar taşlarından birisini gösteriyor. Yaklaşıp bakıyorum.
Bir çocuk yazısıyla isimlerimizi görüyorum. Bir kalbin içinde…
Tahminlerimin doğrulanmasına çok çok çok şaşırıyorum.
Geçmişten bir mektup bu. Kısmen de olsa doğrulanıyor işte.
Yere bakıyorum, hafif utanıyorum doğal olarak. Sonra bir tebeşir görüyorum ve…
Onun yazdığı yerin yanına aynı şeyleri tekrar yazıyorum.
Ertesi gün bu bitkileri temizleyeceğim. Kimse bu duvarın taşları arasına nifak sokamaz artık!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

seventy two ÷ eight =