23.04.2018

Çelimsizdi. Yüzü bir avuç bile değildi. Gözleri hep uykusuzluktan kıpkırmızıydı. Uyuyamıyordu. Onun için uyumak ölümden de beterdi sanki. Uyuduğunda elinden bir şeyleri alınabilirdi. Ya da bir yere sürüklenir, öylece, bağlanabilir ve yavaşça, çok yavaşça işkence ile öldürülebilirdi. oysa ne kadar uykusuz da olsa, uyumadığında her an kaçabilirdi. Kaçamasa bile, en azından uykusunda yakalanmamış olurdu. O, kaçmakta ve saklanmakta ustaydı. Gündüzleriyse durum başkaydı. O zamanlar öğreniyorlardı. Kendisine işkence yapabilecek insanlarla birlikte hem de; ama gündüzler yasaklıydı. Kimse zorbalık yapamazdı.
Bir okuldu burası. Sıra dışı olduğunu çoktan anladığınız bir okul…
Bu okulda, çoğunlukla en çok parayı verenin belirlediği yüksek bir amaca uyması için mubah olan her yolu öğretiyorlardı. Amaç önemli değildi. Her daim değişebilirdi. Kişi de önemli değildi. Tek önemli olan okulun adı ve çıkarlarıydı. Bu çıkarlara uymak için motivasyon da vardı. Gizli bir motivasyon…
Yani bu okula alınan çocuklar, emirlere neden uyduklarını bilmiyorlardı. Onun amacı da bu motivasyonun ne olduğunu, insanları kendilerine nasıl bağladıklarını öğrenmekti.
Elbette para sıkıntısı çekmiyorlardı. Eğitimlerini bitirdikleri ve görevlere çıktıkları an krallar gibi yaşamaya başlıyorlardı. Ama bu yeterli miydi? En baştaki motivasyon neydi? Zihinlerini etkileyecek bir tür çip mi? Etkisinde oldukları bir tür hipnoz mu?


İşte, bu motivasyonun ne olduğunu öğrenme amacı onu güçlendirmişti. Artık çelimsiz değildi; çünkü her gece spor yapmış, diğerlerinden yiyecek aşırmış ve güçlendirmişti vücudunu amacını gerçekleştirmek için. Bununla beraber gözlem yapmak, insanların zayıf noktalarını anlayıvermek konusunda da eğitmişti kendisini. Bunun sayesinde okuldaki öğretmenlerinden birisinin zayıf bir noktasını keşfetmiş, onu kullanmanın, bilgiyi ondan almanın bir yolunu bulmuştu.
Kadın kan içmeyi seviyordu ve bunun için hayvanlar besliyor, düzenli aralıklarla onlardan kan alıyordu. Aslında kimse ona bir şey demezdi; ama bu huyundan çok utanıyordu ve o utancı kullanmak hiç de zor olmamıştı daha on yaşındaki o çocuk için.
Ve çocuk, bir yolunu bulmuş, sorusunu vampir özentisi olan öğretmenine sormuştu.
Kadın gülmüştü:
“Sizi burada tutmamızı sağlayan hiçbir şey yok… Sadece bilinmezliğin gücü…” demişti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir