22.01.2023

Yanına gittiğimde bir kuş yuvasını bozmakla uğraşıyordu. Ağacın dalına çıkmış, özellikle bunun için uğraşıyordu. Onu tanıdığımı sanıyordum değil mi? Tanıdığım hiç kimse böyle bir şey yapmazdı. İhtimal vermezdim. “Dursana! Ne yapıyorsun!” “Sana ne.” “Delirdin mi sen be?” “Bu kuşların bekçisi misin!” “Öyleyim, ne olacak?” “…” Susup işine devam etmişti. Onun çıktığı dalın biraz aşağısına kadar çıkıp kolundan tutarak fırlattım. Ağzı kanamıştı. Kuş yuvası da bozulmuştu. Yere indiğimde yanına gelip sivri bir dalı gözüne sokup beynine itiverdim. Yerde ölü bir kuş ve yumurtalarını görmüştüm.

Okumaya Devam Et

04.01.2023

Penceremin karşısındaki ağacın pencereme bakan dalında duruyordu. Her nedense tamamen ona odaklanmıştım. Vücudunun her kıpırtısına… Kanat seslerini kulağımın dibindeymiş gibi yakından duyuyordum. Kendimi kurtarmak için arkamı döndüm. Sonra geri dönüp camı sertçe kapadım. Zihnimde bir ses duydum tam o an: “Fırsatı kaçırdın! Oysa sana bir karga olma fırsatı verecektim. Buradan uçup gidecektin. İstediğin yere…” Camı tekrar açtım. Karga oradaydı. Gözlerinin içine bakıp bekledim. “Peki,” dedi ses ve… Bir kargaydım artık. Penceremdeki çaresiz gözlerimle kendim olmayan bana bakıyordum. Benim hatalarımın sorumluluğunu bu karga mı alacaktı yani! Onunla yer değiştirmiş olmalıydık. “Evet,” dedi. Ses gamsızdı. Ben de öyle olmaya karar verdim. Bu …

Okumaya Devam Et

02.01.2023

“Birinci Bölüm” “İkinci Bölüm” “Üçüncü Bölüm” “Dördüncü Bölüm” Sağ salim işten çıkıp eve geldim. Kasaba gitmeme gerek yoktu, etin bir kısmı kalmıştı. Ben de kendime biraz çorba yapacaktım, bana yeterdi. Eve geldiğimde oradaydı. Beni selamlamış, sonra da mindere geçmişti. Bu kez mutfağa gidip çorba yaparken bacaklarıma sürtünüşünde hiç de bir hayvan tanrının gururlu hâli yokmuş gibi görünse de mesele hiçbir zaman gurur olmamıştı. Zaten bunu yaparken bile son derece gururlu görünüyordu. Sevgisini gösterenlerin o içten yanmalı gururu vardı onda. Neden bilmiyorum ama bu hayvan beni sevmişti. Ben de sevgisiyle kutsanmış, pırıl pırıl parlamış hissediyordum. Bu kez de yemeklerimizi göz göze …

Okumaya Devam Et

29.12.2022

“Birinci Bölüm” “İkinci Bölüm” “Üçüncü Bölüm” Kendim için köftenin kıymasını yoğurup dolaba koydum. Onun etini içine gömdüğüm parazit haplarıyla birlikte hazırlasam da dokunmamıştı. Beni mi bekliyordu? İki saat boyunca onu okşamaktan, kaşımaktan ve yanında bulunmaktan başka hiçbir şey yapmamıştım. Telefonuma bile bakmamıştım. Evde buzdolabının ve onun mırıltısının sesinden başka hiçbir ses yoktu. Hazırladığım kıymayı çıkarıp oracıkta soğanı rendeleyerek tekrar yoğurup şekillendirdikten sonra fırına attım. Patates yapmayacaktım, canım istememişti. Yine birlikte göz göze bakarak yediğimiz yemeğin ardından dokunulmamış tek şey parazit tabletleriydi. Onları alıp yarın arkadaşı vermek için çantama koydum. Yine pijamamı bile giymeden oracıkta uyuyakalmıştım. Yine bebekler gibi uyumuştum. Ve …

Okumaya Devam Et

28.12.2022

“Birinci Bölüm” “İkinci Bölüm” Bir şeye bağlanmanın yan etkisi de buydu. Kedi gibi ne yapacağı kestirilemeyen bir varlığa bağlanmak mantıklı sayılmazdı. Aslında böyle şeyleri düşünmek saçmaydı, biliyordum ama bir şeyleri garantiye almaya çalışmak benim için bir tür ihtiyaçtı. Mutsuz bir insan değildim. Sadece mutlu değildim. Her şeyi ortalarda yaşamak benim için idealdi. İşe vardığımda geç kaldığımı fark eden çaycımız beni şaşırtarak bir şeyimin olup olmadığını sormuş, bana koyu bir kahve getirmişti. Türk kahvesinden pek hoşlanmasam da ikramını zevkle içmiştim. Beni düşünerek verilmiş bir şeydi neticede. Ayrıca sabah espressomu içmeyi de unutmuştum. Tuhaftır, kahve gelene kadar kafein almadığımı bile unutturmuştu bu …

Okumaya Devam Et

27.12.2022

Birinci Bölüm Normalde bu saatlerde çoğunlukla kitap okurdum ama canım istemiyordu. Bana minderinde uzanmış kısık gözleriyle bakan kediye bakmaktan başka bir şey yapmayı arzulamıyordum. Büyüktü, çok büyüktü. Yine de minderin dışına taşmamış, onu tamamen doldurmuştu. Şu basit minder, sanki onun için, pahalı kumaştan yapılma lüks bir yatak gibi görünüyordu. Ona yakışıyordu. Keyfine fazlasıyla düşkün bir hayvan tanrıya benziyordu. Eskiden bir hayvana tapmış olan insanların varlığı hiç de tuhaf gelmiyordu artık. Kendimi büyük bir bilinmez şey tarafından seçilmiş bir insan gibi hissediyordum. Aslına bakılırsa öyleydim. Evet, bir kedi bilinmez bir şey değildi. Ama o, bilinmez sebeplerle beni takip etmiş, benim evime …

Okumaya Devam Et

26.12.2022

Bunaldım. Neden bunaldığımı düşünmeye başlamak bile zor geliyordu, ben de evden çıkıp kendimi yollara vurayım dedim. Bunaldığım her zaman böyle yaparım. Her zaman düşünmek zor gelir çünkü. Düşünemediğimden değil, düşünmek hiç işe yaramadığından. Yollara düşmekten başka yapacak bir şey olmadığından. Yine şehir dışına kadar yürüdüm. Geri dönen bir otobüs olduğundan böyle yaparım, otobüsün geçtiği yere kadar uzun uzun yürür, sonra, akşam olunca da otobüse binip eve giderim. Aslında gece yürümek de hoşuma gider ama bir kadının o saatlerde yürümesi hiç mantıklı değil. Ufak tefeğim ve hiç korkutucu görünmüyorum. İnsanlar bana çok yaklaşmazlar, pek arkadaş canlısı bir insan sayılmam ama gece… …

Okumaya Devam Et

22.12.2022

Rüyamda bir satranç takımındaki bir taştım. Keşke hangisi olduğumu hatırlayabilseydim ama yok, bir türlü aklıma gelmiyordu. Gerçi ne fark ederdi ki? Rüyamda o taşın çaresizliğini hatırlıyordum. Her oyun bir doğumdu ve ben her doğumumu hatırlıyordum. Çünkü her defasında önce ben oyun dışı oluyordum. Bir türlü oyunun nasıl bittiğini öğrenemiyordum.

Okumaya Devam Et

21.12.2022

Kafam yamru yumru. Tıpkı ikiz bir soğan gibi görünüyor. Size daha kötüsünü söyleyeyim, içimde de bir başka biri var. Şu ana kadar hiç doktora gitmedim, ama eğer gitseydim, iki çeşit DNA’m olduğunu söyleseler zerre şaşırmazdım. Ben büyüdükçe o da büyüdü. Kafam konusunda her zaman bir şeyler işitmişimdir ama hiç kimsenin sırrımı bilmiyor olması bana üstün olduğumu hissettirdiğinden o laflara hiç üzülmedim. Ben şanslıydım. İki kişiydim ve iki kişi olmak şanstı. Daha az hata yapabilirdim. İçimdeki kişi hangisi, ben hangisiyim diye bile sormuyordum kendime. Ben bizdim işte. Kendimle hiç kavga etmemiştim. Sadece iki ayrı düşünceyi iki ayrı zihin, tarafsızca ölçüp biçerek …

Okumaya Devam Et

19.12.2022

Dakikalar sonra ağzımı açabildim. Bir an sonra ne diyeceğimi ben de merak içinde beklemekteydim. “Neden?” Bu muydu yani! Seni arkadaşınla aldatan birisine nedenini neden soracaktın ki! Aldatmıştı işte, ötesi berisi yoktu. Aldatmışlardı ve bunu sana söylemeye karar verdiklerine göre sürekli olacaktı ve artık aldatmak istemiyorlardı. Söylemeden önce ne kadar geçmişse o kadar zamandır aldatmışlardı. Bu zamanın da bir önemi yoktu. Hah, o da açmıştı ağzını işte. Hiçbir önemi olmayan bir cevap verecekti. “Birbirimizi seviyoruz işte.” Aman ne güzel, sevdikleri belliydi tabii. Ya da bunu söyleyecekleri. Kimse; “Heyecan olsun diye işte,” demezdi ki. Sorumu yuttum. Az kalsın; “Beni sevmiyor musun,” diyecek, …

Okumaya Devam Et