Kategoriler
edebiyat Genel

02.07.2020

Biraz çerez almak için her zaman gittiği dükkânın kapısını itti. O gelir gelmez, ayakta olan tezgâhtar hemen istediği, isteyeceği şeyleri hazırlayıp tartmaya girişmişti.
Biraz leblebi, biraz tuzsuz çekirdek, çiğ badem ve çiğ fındık. Elbette çekirdeksiz kuru üzüm.
İşte onun her zaman isteyip hazırladığı şey bunlardan ibaretti.
Bir değişiklik yapsa mesela? Kaju da istedi biraz. Tuzlu fıstık, çiğ antep fıstığı…
Sonra evine gitti. Bu kez kitap okumadı da; yemek hazırlayıp yedikten sonra biraz dolaşmaya çıktı.
Sanki o değil de evren değişmişti. Rutinlerine bu kadar bağlı olmak iyi değildi.
Ertesi gün…
Kajuyu da; diğerlerini de unuttu. Dolaşmak aklına bile gelmedi.
Rutin, rutindi.

Kategoriler
edebiyat Genel

01.07.2020

Çişi gelmişti. Oysa o hayran olduğu adamın karşısındaydı. İkisi bir odadaydılar. Yıllardır ilk defa bu kadar yakınlaşmışlardı. Hatta kendisine iltifat bile etmişti.
Ama… çişi vardı işte.
İşlerini bitirdikten sonra, yanına yaklaşmış, uzun zamandır ona ilgi duyduğunu söylemişti. Oysa onun çişi vardı. Dikkatini verecek durumda değildi. Mutlu olup olmadığını bile anlayamamıştı. Neden mutlu olmayacaktı ki? Yıllardır platonik olarak hoşlandığı adamın da kendisinden hoşlandığını öğrenmişti. Bir tuvalete kadar gidip gelse… ama çok biçimsiz olurdu. Sanki hiç etkilenmemiş gibi.
İşte, şimdi bir yerde bir şeyler içmeye davet ediyordu kendisini. Elbette kabul etmişti. Ne olduğunu; nasıl hissettiğini bile anlamadan olmuştu her şey.
Konuşmalarını bitirir bitirmez, tuvalete koştu.

Kategoriler
edebiyat Genel

30.06.2020

İnsanlar hakkında hiç yanılmamış; ama kendisine güveni olmadığı için hep hata yapmıştı.
Aslında belki de; kendisine güvense de; istemeden de olsa insanlara şans vermek için onu zorlayan tarafı hep ruhunu ve zihnini karıncalandırmayı başarabilmişti. Hep o soru işareti kazanmış, kendisi kaybetmişti.
Bir gün karşısına biri çıktı. İyiydi. Çok iyiydi. Kazanan bu kez de soru işaretiydi. Ondan uzaklaşmasına neden olmuş
ve… yine o kaybetmişti.

Kategoriler
edebiyat Genel

29.06.2020

Kalktığında bir yılanı omuzlarına dolanmışken buldu. Aklına hemen sosyal medyada çok dolaşan, yılanın sahibini yemek için etrafına dolandığı safsatası geldi. Elbette buna inanmıyordu; ama bu yılanın onun evinde, onun yatağında ne işi vardı? Onu neden sokmamıştı? Zehirli miydi?
Başı tam kulağının hizasında olduğu için kolayca duyuyordu tıslamasını. Yatıştırırcasına tıslıyordu. Yavaş yavaş, bu tıslamaya gizlenmiş sözcükleri seçebildi.
‘Saklanma…’
Diyordu yılan.
‘Saklanma… Sakın saklanma… Sırları severler; ama çözmeyi sevmezler. Tembeldir onlar. Sen saklanma…’

Kategoriler
edebiyat Genel

28.06.2020

Telefonumun ekranında onun adını görmek tuhaftı. Adı ve soyadı yazılıydı rehberde gerçi; ama belki de aramızda resmîyet olduğunu hissetmediğim tek kişiydi. Uzun zamandır haber almamıştık birbirimizden. Aramızda kötü bir şey geçmemişti; ama nedense uzaklaşmıştık. Kim bilir, benim anlayamadığım, görünür bir şey olmadığından da sormaya cesaret edemediğim, küçük gibi görünen bir ayrıntı vardı.
‘Merhaba,’ yazıyordu mesajda. Sıradan selamlama sözcükleri kullanmazdık biz oysa. Doğrudan doğruya konuya girerdik. Ne olursa olsun hep böyle yapmıştık şimdiye kadar.
Ben de merhabasına karşılık verdim mecburen.
‘Müsait olduğunda bir yerde oturup konuşabilir miyiz? Ne zaman uygunsun?’
‘Tamam, akşam bana gel. Bir çay içer konuşuruz ne konuşacaksak.’
‘Tamam, görüşürüz akşam.’
Akşam çok zor olmuştu; ama sonunda olmuştu. Biraz börek vardı buzlukta. Onu çıkarıp kızarttım, bir de dediğim gibi çay demledim. Ve… Bekledim.
Zili hızlıca ve kısaca çaldı. Sanki çekiniyor; ya da gelip konuşmayı aslında hiç istemiyordu.
Kapıyı açtığımda gerginliğini fark etmemek işten bile değildi. Ayakkabılarını çıkarışı, ellerini çabuk çabuk yıkayışı, hızlıca bana gülümseyerek oturma odasına geçişi, bacaklarını sandalyede devamlı sallayışı. Böreği hızlı ve küçük lokmalarla yemeye çalışması…
‘Konuş…’ dedim. Ben de sabırsızlanmaya başlamıştım artık.
‘Ben evleniyorum…’
‘Kiminle? Ben niye tanımıyorum? Yoksa tanıyor muyum?’
‘Boş ver… Zaten evlenmeyi hiç istemediğimi fark ettim.’
‘EEEE?’
‘Ben aslında sana aşığım.’
Ama ben ona aşık değildim…