05.01.2018

Çekmeceden bir çakı çıkardım. Tek uçlu bir çakıydı. Bileklerimi kesecektim onunla. Onu bornozumun cebine koydum. Sonra bir kutu bebe aspirini çıkarttım çekmeceden. Gıcır gıcırdı kutusu. Yeni almıştım. Teker teker çıkarttım kapsülleri. Teker teker, bir buçuk litrelik şişe suda hepsini içtim. Kanım sulanmalı açık havaya daha rahat çıkmalıydı her damla. Bir kısmı pıhtılaşırdı belki; ama artık… Okumaya devam et 05.01.2018

09.11.2018

Bana herkes ne kadar sıradan bir adam olduğumu haykırır. Tamam haykırmaz; ama bakışlarıyla, hayır dudaklarıyla… ima eder. Neden bilmiyorum. Tanışırız ve… Şöyle bir dudak bükerler… Herkes böyle yapar beni gördüğünde. Anlamıyorum! Görünüşümden mi? Alçak ve ince sesimden, bir türlü sakal bıyık çıkmayan, kadınsı yüzümden mi? Birisini gördüğümde geçmesi ya da oturması için kenara çekilip yerimi… Okumaya devam et 09.11.2018

26.12.2020

Nedendir bilmem, birkaç gündür rüyamda görüyordum onu. Kızgın olmam gerekirken; ben gülümsüyordum, sımsıcak bir çay bardağı tutuşturuyordum eline sokak ortasında. “Hiç içmedim, iç de için ısınsın,” diyordum. Tüm Ç’lerimle gülümsüyordum. Oysa o, bana tüm hayatı zindan etmişti zamanında. Onu affetmiş mi oluyordum şimdi yani? Her şey silinmiş miydi zihnimden? O çayı alıyor ve afiyetle içiyordu.… Okumaya devam et 26.12.2020

09.12.2020

Dostlarımız kızıma bir sürü oyuncak alıyordu. Çoğu ses çıkaran oyuncaklardı. Oynamak şöyle dursun, ilgisini bile çekmiyordu hiçbiri. Canlı renkler, gürültü, hareket… Hiçbir şeyle ilgilendiği yoktu. Ama bir komedi izlerken ya da içimizden birisinin yaptığı bir şeye güldüğümüzde o da gülüveriyordu hemen. Bir bebek ağlasa o da ağlıyordu. Bir gün elime çay döküldü, benimle birlikte o… Okumaya devam et 09.12.2020