Son Yazılar

28.10.2017

Vıcık vıcık bir karışımı ellerinin arasında yoğurmaktaydı. Ara sıra, düzleştirmek için mermer tezgaha çarptığında, karışımın tezgahı eritmesi umurunda değilmiş gibi görünüyordu. Karışımı yoğurduktan sonra, içinde maya varmışçasına kabarmaya başlayan karışımdan ellerini sıyırdığında, ellerindeki etlerin sıyrılmış olduğunu fark etti. Bu durum da umurunda değildi. Karışım kabardı ama taşmadı. Düzgün ve kıvamlı şekilde kabarıp bel hizasını geçti, tezgahtan muntazam bir şekilde sarkıp zemini kaplamaya başladı. Yavaş Yavaş ona doğru uzanıyordu. Bu daveti ikiletmedi ve davete kafa üstü icabet etti.

Okumaya Devam Et

27.10.2017

Ellerine birer ağırlık aldı. Yirmi kiloluk birer çubuk ve onar kiloluk üçer yuvarlaktan oluşan ağırlıklar… Kollarını sallayarak yürümeye başladı. Yüzü büzüşmüştü, galiba üzgündü? Yürürken; bir pisi otunun üzerinde bayrak gibi dikilmiş, dalgalanan bir teleği, dengesi bozulmasın diye ağırlıkların ikisini de omuzlarına yatırarak eğilip aldı. Baş ve işaret parmakları arasında tutup alaca tüyün renklerine, her renk taneciğini taktir ederek baktıktan sonra saçlarının arasına iliştirdi. Tekrar yürümeye başladı. Mahalle arasında, taşları yer yer düşmüş bir kaldırımın üzerine başıboş bırakılmış, devamlı gülen bir oyuncak bebeği aldı ve tam kulağıyla omzu arasına sıkıştırdı. Artık her adımda bebeğin gülüşünü tekrar tekrar dinleyebilecekti. Yürümesine devam ederken; …

Okumaya Devam Et