15.12.2017

Çok mutluydum! Gerçekten çok mutluydum… Uzun zamandır mutlu bile olamazken şimdi çok mutluydum. Şansıma inanamıyordum. Resmen piyangoda büyük ikramiyeyi tutturmuştum. Hem de tam bilet almıştım. Yani tümü bana çıkmıştı. Tam ihtiyacım olan şeydi. Bu parayla neler neler yapmayacaktım ki… Bir çiftlik alacaktım. Özel bir okul yaptıracaktım. Sonra… Henüz düşünmemiştim fazlasını; ama yapacaktım bir şeyler işte.… Okumaya devam et 15.12.2017

11.05.2018

Beklemek rahattı. Yapman gereken şey beklemekti sadece. Sabretmenin zor olduğunu söylerdi insanlar. Oysa sabretmek basitti. Beklerken başka şey de yapabilirdi insan. Mesela çalışırdı, para falan biriktirirdi, arkadaşıyla takılırdı, sigara içilirdi, kitap okunurdu, tiyatroya gidilirdi, yemek yenirdi… Bunları yaparken akla beklediği şeyin gelmesi kimsenin suçu olmazdı. Oysa yetişmeye çalışan insan daima hareketli olurdu. Öyle olmak zorundaydı… Okumaya devam et 11.05.2018

09.02.2020

‘Bildiğiniz gibi, maddenin üç hali vardır, peki bunlar nelerdir?’ … ‘yok mu cevaplayan?’ … ‘Yok mu ya? Bu kadar basit şeyi bilmiyor musunuz? Puuu! Yazıklar olsun size!’ Biliyorduk… Elbette biliyorduk. Dahası, o da bildiğimizi biliyordu. Bir şekilde tepkimizi göstermenin yoluydu sorularına cevap vermemek. Arkadaşımızın hakkını aramamızın yolu… ‘Bu soruyu bilene benden koskoca bir yüz. Bir… Okumaya devam et 09.02.2020

22.03.2018

Galiba on üç yaşına bastığı günün ertesi günü fark etmişti. Bir sırrı vardı. Kimseye söyleyemeyeceği bir şey… Kendisine bile… O Midas’ın kulaklarının eşek kulakları olduğunu kuyuya söyleyen berber değildi. Sırrını içinde büyüttü ve büyüdü. Bir sürü insan girdi hayatına. Bir sürü insan zaten vardı; ama hiç kimseye söyleyemedi. Kimseyi sırrını söyleyecek kadar yakın görmedi… Genç… Okumaya devam et 22.03.2018