23.09.22025

Korkarım her an kendisinden çıkıp başka bir yere gidiverecek. Başka birisinin benliğine. Ya da bir hayvanın… Bitkinin de olabilir… Aslında bunu yapıyor bazen. Bir şey, onu kafasının üstünden çekiveriyor. Bir şey değil, bir tür eğilim. Evet, elinde değil bu, yaradılış meselesi. Boş bulunuverdiği an… Hop! Bir de bakmış kendisini bırakıvermiş. Daha doğrusu, kendisini bırakıp tıpkı hercai bir kelebek gibi başka bir şeyin ruhunun, tabiri caizse omzuna konuvermiş. Biraz kalsa onunla bir olacak. Ruh bile anlamayacak sonradan eklendiğini. Kötü bir alışkanlık bu, tekrarlamamalı. Ama elinde değil işte, ne yapabilir ki. O kendisinden gittiği zaman vücudu onu beklemiyor öyle. Nasıl yapabiliyorsa orada …

Okumaya Devam Et

19.07.2023

Öldüm. Galiba birkaç dakika önce. Ama cenazeme şahit olamadım çünkü artık orası menim mekânım değildi. Farklı bir yere geçiş yapmıştım. Artık önümde söyleyemediğim şeylerle dolu bir sandık vardı. Ve dinleyemediğim şeylerle dolu bir başkası… Ve bir sürü insan… Tanıyıp tanımadığım, bazıları çoktan ölmüş, diğerleri yaşamakta olan bir sürü insan. Evet, bu karşımdakiler o insanların bilinen, o andaki hâlleri değildi. Ama onlardı. Yok kopyaları da değildi. İşte onun için ölüm dünyasında, tabiri caizse ahirette normal zaman, uzam, ya da herhangi kurallar işlemiyordu. Anlatması zordu. Bu, yani ölmeden önceki hayatımı yaşadığım yerin dili ya da kurallarıyla imkânsızdı. En azından benim gibi taze …

Okumaya Devam Et