22.01.2021

Kendimi Hephaistos gibi hissediyordum. Bir kamburum yoktu ve cüce değildim; ama kendi kendime tuvalete bile gidemeyen, diğer körlerin bile zavallı dediği bir kör idim. Dışlanmıştım. Ailem ve körler tarafından… Doğuştan görmememe rağmen neden tuvalete bile gidemediğimi bilmiyordum. Yapamıyordum işte. Bunun için çok çalışmıştım gerçekten. Hocalar tutmuştum kendime. Param vardı, yurtdışından hocalar, sinirbilimciler, hipnoterapistler, metafizikle uğraştığını… Okumaya devam et 22.01.2021

26.05.2020

Uyandığımda yastığımın üzerinde, yüzümle mesafeli bir konumda durup o kırmızı gözleriyle bana bakıyordu. Gözlerimin ta içine… Küçücüktü, tüyleri ince, temiz ve gürdü. Kuyruğu da ince ve kısaydı. Hafifçe cikliyordu. Yani ciklemekle viyaklamak arası bir sesle mırıldanıyordu. Çok iyi anlamasam da; galiba bir deney faresiydi. Normal şartlarda farelerden pek hoşlanmazdım. En azından kâğıt üstünde böyleydi. Bir… Okumaya devam et 26.05.2020

30.01.2020

bir sanatçı olduğumu söylüyorlar. Evet! İnanabiliyor musunuz! Benim bir sanatçı olduğumu söylüyor insanlar. İnsancıklar… Onları sevmiyorum. Onlar ‘sanatçı’ diyorlarsa sanatçı değilim. Onlar kara ak diyorlarsa kar ak değil. Kara… Karı bile kirletiyorlar onun hakkında bir şey söyleyerek. Pisliklerini karı sevmekle akıtıveriyorlar ona. Karayı bile kirletiyorlar. Oysa siyah kir göstermez derler. Ben görüyorum onların bıraktığı her… Okumaya devam et 30.01.2020

18.09.2020

Bir zamanlar, okuduğum tek kitabın dünyada en çok okunan kitaplar arasında olduğunu itiraf etmekten utanmadığımı söylesem hakkımda ne düşünürsünüz? O zamanlar öyle bir insandım işte. İşe güce fazlasıyla düşmüş, merak etmeyi unutmuştum. Aslında işimden ve yeme-içme, barınma gibi ihtiyaçlarımdan başka pek az şeyi umursuyordum o zamanlar. Okuduğum kitaptan birkaç ay sonra, biraz da o kitapla… Okumaya devam et 18.09.2020

27.06.2020

Bir fakültenin bahçesinde, kuytu bir yerde saçlarını taramaktaydı. Morali o kadar bozuktu ki, normalde insan içinde yapmayacağı bir şeyi, koskoca fakültenin bahçesinde yapıyor olması dahi bunun göstergesiydi. Tarağı şimşirdendi. Hafif sivri uçları başına masaj yapıyor, onu sakinleştiriyordu. O kadar üzgündü, o kadar yılmıştı ki, bu ülkede asla barınamayacağını düşünmekteydi. Hatta bu dünyada bile yerinin olmadığına… Okumaya devam et 27.06.2020