19.05.2020

Bir varmış, bir yokmuş… Evvel zaman içinde, ulu bir ağaç varmış. Çok büyükmüş bu ağaç; lakin ruhu çocukmuş. Hafifmiş aklı, uçucuymuş. Hareketli olmak istermiş. Bir parkta, kendisi gibi birkaç uzak ağaçla huzur içinde yaşarmış yaşamasına; ama ruhu huzursuzmuş. Köklerindeki mantarlarıyla diğer ağaçlarla konuşurmuş bazen. Parka uğrayan kuşlardan, insanlardan bahsederlermiş bazen. Çiçeklerle de konuşurmuş, rüzgârla da…… Okumaya devam et 19.05.2020

28.04.2020

Ukala bir kadındı; ama umrumda değildi. Aslında belki de umrumdaydı. Onu bunun için seviyor olabilirdim. Ukalalığı yakışıyordu. Belki de; ukala oluşunun farkında olmaması bunun ona yakışmasına sebep oluyordu. Herkesin akıllı olması gerektiğini düşünüyordu bana göre. Yani herhangi bir şeyi düşünmemenin nasıl olabileceğine akıl erdiremediği için insanlara kızıyordu ve böyle yapınca insanlar onu ukala zannediyorlardı. Onun… Okumaya devam et 28.04.2020

07.05.2020

At dışkısının kokusunu yasemin çiçeği kokusuna benzetirdim çocukluğumdan beri… Doğruymuş. Bir molekülün oranı fark ediyormuş. Oran az olunca yasemin, çok olunca da dışkı olarak algılıyormuş burun. Molekülün adı da yazıyordu bir yerlerde de; kimin umrunda? Bugün yürürken çok iyi yetiştirilmiş bir yasemine rastladım. Bir bahçe duvarına sarılmıştı. Sanki yalnız, bağımsız, başına buyruk bir at geçmişti… Okumaya devam et 07.05.2020

11.07.2020

Bir çayırda sakin sakin otlarken görmüştüm onu. Mis gibi kokuyordu. Daha önce öyle bir şey görmemiştim. Sanki bir varlığı yoktu, nurdandı sanki. Daha önce öyle bir yaratık görmediğim için telefonumla fotoğrafını çekmek ve görselini aramak niyetiyle yanına yaklaştım, sakince bana baktı. Resmen poz bile verdi inanabiliyor musunuz? Hiçbir eşleşme bulunamamıştı. Gerçekten eşsiz bir yaratık olmalıydı.… Okumaya devam et 11.07.2020

10.01.2021

Bilmiyorum ki… Neden bu kadar yalnız olduğumu bilmiyorum. Yalnız olduğumdan acı çektiğimi biliyorum ama. Toprağım az olsa da bana yetiyor. Başkalarına yetmediği için yalnız olsam gerek. Boyum çok kısa galiba. Öyle demişti bir gün rüzgâr. En azından onun ve güneşin söylediklerini anlayabiliyorum. Güneş acı çekiyormuş yanmaktan, öyle dedi bana. Zaten hep çığlık atarak konuşuyor. Sesi… Okumaya devam et 10.01.2021