09.12.2025

Tek başıma bir kafede oturuyorum. Uzun boylu, ince ve yaptığı işe alışmış garson yanıma gelip ne istediğimi soruyor. İstemese de bana tepeden bakacak kadar uzun. Kafamı kaldırıp yüzüne bakıyorum. Gözleri ilgisiz. Onun için sadece bir müşteriyim. Farklı hiçbir tarafım yok. Ona hiçbir şeyin fark etmediğini söyleyemeyeceğime göre, menüden rastgele bir şey seçmeliyim. Konuşmama bile gerek yok, işaret etmem kâfi. Okumam için fazlasıyla yetecek kadar büyük harflere görmeden bakıyorum. Ve rastgele bir satıra, sanki o tabağa dokunur gibi dokunuyorum. Belki de bardağa. İşaret ettiğim şeyin menünün hangi bölümünde olduğuna bile bakmadım ki. Oysa on yedi gün önce olsa bu kafede garsona …

Okumaya Devam Et

12.08.2019

Bana büyüyünce ne olacağımı sorduklarında garson olacağımı söylemek hiç aklıma gelmemişti. Bir şeyleri birilerine ikram etme, daha da geniş açıdan bakarsak hizmet etme fikrine bayılıyordum; ama garsonluk, mesela itfaiyecilik kadar özenilesi bir şey değildi. Özellikle de çocukken… Öyle olsaydı da; o zamanlar hoşlandığım şeyleri tespit etmek konusundaki isabetimin yetersizliği oldukça mümkündü. Kaldı ki, o yaşta bu tür bir çaba harcayan kaç kişi vardı ki? Birçok çocuğun bu yönde bir çabası olsa bile, ben o çocuklardan birisi değildim ne yazık ki. Sonuçta bir garson olmuştum ve bu mesleğin benim için biçilmiş kaftan olduğunu düşünüyordum. Aslına bakarsanız beni tanıyan herkesle bu konuda …

Okumaya Devam Et