02.07.2023

“O, tam bir kaçaktır sayın yargıç. Sevmeden sevilmenin, vermeden almanın, güldürmeden gülmenin mutlaka bir yolunu bulur. Emek vermeden sahip olur, gözyaşı yahut ter dökmeden kazanır… Kaybetmeyi öğretin ona, lütfen. Size yalvarıyorum! Bir kere olsun kaybetsin bu defa, lütfen!” “Beyefendi, sadece size sorduklarıma cevap verin lütfen.” İç çekti. Belliydi, bu defa da kazanacaktı. Hem de bizzat onun gereksiz duygusallıkları yüzünden. Acaba ölürken bile mutlu, galip ölmenin bir yolunu bulabilir miydi? Belki de muzaffer ölebilmiş tek kişi o olurdu. O bunları düşünürken berikinin kafasından geçenleri bilseydi… Herhâlde şaşırmazdı. Ertesi gün oynayacağı, online satranç turnuvasundaki oyunu… Rakibinin oyunlarını indirmeliydi değil mi? Şu iş …

Okumaya Devam Et

14.06.2020

Yağmur yağıyordu. Dışarda tek başına yürüyordu. Çok bildik bir sahneyi yaşamaktaydı. Filmlerde ve kitaplarda yaşanıp duran bir sahneydi bu. Gözyaşları yağmura karışmaktaydı. Neden ağladığı ise kendisi için dahi bir muamma idi. Polar hırkası sırılsıklamdı. Yağmuru açlıkla emmiş olmasına rağmen ıslaklık ona ulaşmamış, hırka daha doymamıştı. Nedenini bilmese de ağladıkça rahatlıyor, adeta içinden bir şeyler uzaklaşıyordu. O kadar çok ağlamıştı ki, birkaç damla gözyaşı yere düşmüştü. Belki de bir böceğin üstüne inmiş, böcek ise onu düşen on binlerce damladan biri zannetmişti. Bir yerlerde okuduğu gözyaşı şişelerinden bir tane olsaydı keşke yanında. Nadir olan gözyaşlarını biriktirebilmek için… Acaba hayatındaki gözyaşlarını toplasa bir …

Okumaya Devam Et