Mutfağın kapısını açtığımda o aynı tanımlayamadığım detone gıcırtıyı işittiğim an ani bir kahkahayla sarsıldı vücudum. Bu saçma sapan gıcırtı hakkında ne kadar tuhaf espriler yapardık kardeşimle. Genelde başlatan o olurdu. İkimiz de müzikten anlamazdık ama binlerce anlam sığdırırdık o gıcırtıya. Başka hiçbir yerde buna benzer bir gıcırtı işitmiş değilim. Masaya yürüdüm hemen. Yüzeyi hâlâ dümdüzdü. Keşke ahşap bir masa olsaydı burada. O zaman hayatımız normal görünür müydü? O zaman da tıpkı bu plastik masa gibi pürüzsüz görünüyordu her şey. Sandalyeler hâlâ gıcırdıyordu. Burada her şey gıcırdasa da pürüzsüz görünüyordu. Musluğu açsam o da inleyecekti, biliyordum. Ama bunun için hiçbir sebep …