07.03.2026

Onu bulduğumda bana yaptığı son şakayla veda etmesine fena hâlde kızmıştım. Haydi canım! Bir not, şampanya kadehi, hem de özenle o saçma sapan bir dekor olan çöpe yerleştirilmişti. Bir şeyi yarıda bıraktığında neden onunla özel olarak ilgilenip onu çöpe yerleştirirdi ki bir insan? Tabii ki dekoru benim için hazırlamıştı. Bir şaka dediğime bakmayın, aslında muhtemelen bana yaptığı son işkenceydi. Eh, en azından artık yoktu.
Onu bir zamanlar sevmiş olduğuma bile inanamıyordum. Ruj ha! Kadehine ruj izi yapmıştı yahu! Makyajın gramını yüzüne sürmezdi oysa. Bana olan hıncını göstermek istemişti aklı sıra.
“Ben senin için süslenmiyorum ama başkası bu ruja değerdi,” mi demek istemişti?
Cesedini görmeseydim öldüğüne de inanmazdım. Ama ölmüştü işte. Hem de intihar ederek…
İcrra kâğıdı ha? Bu da insanların kafalarını karıştırmak için yaptığı bir şeydi. Ne icrası! Karun kadar zendgindi şanslı köpek.
Bu arada, pizzayı hiç sevmezdi. Nedense bana hep kendi elleriyle açtığı hamuruna kadar yapsa da yiyişimi izlemekle yetinir, kendisi bir lokma yemezdi. Diet yapmak için falan değil. Zayıf kalmak umurunda bile değildi. Benim yanımda yemek yemeyi hiç sevmez, yemek zorunda kalsa bile küçük lokmalarla yenebilecek bir dürümü tercih ederdi. Bana zayıflık göstermekten nefret ederdi. İştahla yemek de gösterdiği zayıflıklardan biriydi. Aklınca tabii. Mantıklı bir insan olduğunu kim söylemiş ki?
Şu madalya benimdi. Onun ikinci olduğu bir yarışmadan kalma. İsmimi kazıması, belki de oradaki samimi olan tek şeydi. Evet, gerçekten de ismimi kazırken aldığı soluklardan hıncını işitebiliyordum zihnimin kulağıyla.
Papatyalar ha? Çiçeklerden nefret ederdi bu kadın. Polenleri ona ihanet ettiği için…
Saat… Hayatında takip edemediği en can alıcı, onu gerçekten etkileyen, zayıflık göstermesine sebep olan yegâne şey, zamandı. Onun için saatlerden hep nefret etmiş ve yanında daima en güzellerini bulundurmuştu. Bu da kendisine yaptığı işkencelerden biriydi.
İlaç ha… Antidepresanları küçümserdi. Muhteelen o boş ilaçlar tuvaleteydi. Son nefesinde bile kendisini onlarla kirletmezdi. Kirletmemişti de… Bir jiletle bileklerini kesmişti.
Bunlara ne gerek vardı ki? Ölmüştü işte. Her şey bitmişti. Bir polis de değildim, katil zanlısı da. Sadece ara sıra zamanımı onunla geçiren insanlardan birisiydim. Şlüpheli bile değildim. Onu öldüren insanlardan biri olmaya bile layık görülmemiştim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir