14.06.2025

Bir papağanı alıp genetiğini gagaladığı her biyolojik şeyi kopyalaması için değiştirmiş, ona bir protez baş ekleyerek gagaladığı inorganik şeyleri de kopyalamasını sağlamıştı. Öyle ki, kopyaladığı insanlar asıllarının deneyimleriyle oluşuyorlardı. Eşyalar keza. Onlar da asıllarının aynısıydı. Adamsa tüm enerjisini, kopyalayamayacağı bir şey bulmaya vakfetmişti; çünkü kopyalayabildiği her şey onundu ve o, sırf onun olamayacak eşsiz bir şey arıyordu. Yıllarca aradı ve eşsiz hiçbir şey bulamadı. Ta ki bir gün rüzgârla gelip omzuna konan bir tohumu eline alana dek… Dalgınlıkla tohumu papağanın biyolojik başına uzattı. Papağan onu gagaladı. Bir tane atomla dahi aslını kopyalayabilmesine rağmen hiçbir şey olmadı. Belki de bu şey bir tohum değildi. Ardından adam papağanın diğer başına uzattı. Bu baş da tohumu kopyalayamamıştı. Belki de bu tohuma benzeyen şey de papağan gibi yarı organik, yarı inorganikti. Küçücük tohumu bir gaga bir ucundan; diğeri öbür ucundan tuttu. Yine olmadı… Tohum kopyalanamıyordu. Adam aradığını bulmuştu. Böyle bir tohumu hiç görmemişti adam. Eşi benzeri olmayan bir şey… Bir gizdi bu tohum. Artık iyice yaşlanmış olan bilimadamı, mutluluk ve meraktan hızlanan kalbinin hızına ayak uyduramadı ve tohum avucunda olduğu halde, kalp krizi geçirerek öldü. Ölürken son düşüncesi, elindeki tohumun hangi bitkinin tohumu olabileceğiydi.

Yorumlar

  1. EB says:

    Bence siteyi biraz daha geliştirip bizlerinde bazı hikayeler yazmamizi saglayabilirsin. Tabi ergen kitaplarını silersin

    1. Bu kişisel bir site. Senin yazını kendi yazılarımın arasında neden isteyeyim ki? Yazılarıma ergen diyen bir insan neden bu sitede yazılarının olmasını ister? Senin gereksizce çoğalma içgüdüsü olan basit bir bakterriden ne farkın var? Sorular sorular…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir